Pazar, Ekim 20, 2019
Dilhâne > Yazılar > Ustanın Nasihati

Ustanın Nasihati

Teknolojiye yenik düşmüş olsa da taş duvar ustalarına Anadolu’nun pek çok yerinde hâlâ ihtiyaç duyulmaktadır. Hani, “Ekmeğini taştan çıkartır” diye bir deyim vardır ya. İşte, bu deyim Mehmet Ali Usta’yı anlatıyor âdeta. Kendisi iyi bir taş ustasıdır. Mesleğini Süleyman Usta’dan devralmıştır. Eskisi kadar rağbet görmese de çoluk çocuğunun nafakasını temin edebilecek kadar iş bulabilmektedir.
Ağır bir iştir. Koca, koca taşları öyle rastgele üst üste dizmekle, ne duvar, ne de ev yapılabilir. Duvar ustalığı başlı başına bir sanattır, ustaları da gerçek sanatkârlardır. Bilgi, beceri, strateji ve sabır gerektiren bir meslektir.

Mehmet Ali Usta zamana direnen bu kadim sanatını gelecek kuşaklara aktarmanın planlarını yapar. Bunun için gönüllü ve istekli kimseyi bulamayınca, son çare olarak oğlunu düşünür. Başarılı bir lise öğrencisi olan oğluna durumu anlatır ve yanında çalışmasını teklif eder: “Ömer oğlum! Bu yaz benimle birlikte çalışmak ister misin?” der. Ömer, babasının bu teklifini hemen kabul eder.

Okulların tatile girmesiyle birlikte, babasıyla ilk mesaisine başlamıştır. Ömer babasına taş taşırken zoru başarmayı, duvara indirirken mücadeleyi, yerli yerine yerleştirirken sabrı, olgunluğu, alın terini, emeği, helâl lokmayı, sevgiyi… Yani hayatı öğrenir. Nakkaşın beze nakış işlemesi gibi, taşlar ile duvar örmenin hayatı nakış nakış örmek olduğunu öğrenir. Bir yandan boyutları farklı farklı taşlar, diğer yandan çimento, kum ve sudan oluşmuş olan harç. Sonuç: Yıllara meydana okuyacak olan sağlam bir bina…

“Her şey kıvamında olmalı, hammaddesi toprak olan kerpiç bina üzerine taş bina örülmez.” der babası. Ve devamla; “Binanın sağlam olması için, öncelikle ehil bir ustaya ihtiyaç vardır.

Ama bazen ustanın ehil olması, tek başına çözüm değildir. Kullanılan malzemenin de kaliteli olması gerekmektedir” diye sözünü bitirir. Ömer’in babasının yanında çalışmaya başlamasının üzerinden bir hafta geçmiştir. Sabırla duvarını ören babasının, “bir işe yaramaz” diye düşündüğü farklı çap ve ebatlardaki küçük taş parçalarını kullanması Ömer’in dikkatini çeker. Bunu fark eden babası: “Oğlum! Kullanmasını bilirsen eğer, hiçbir şey işe yaramaz değildir. Bu işe yaramaz diye düşündüğün küçük taşlar olmazsa, büyük taşlardan ne sağlam bir duvar, ne de sağlan bir bina inşa edebilirsin.” Başını kaldırır, tatlı bir tebessümle Ömer’in yüzüne bakarak: “Devletler de böyledir oğlum! Devletin devamlılığı için, her ferdin sorumluluğunu yerine getirmesi elzemdir. Bir millet sağlam ve güçlü bir devlet kurmak istiyorsa, işte bu taşlar gibi sevgiyle birbiriyle kenetlenmelidirler” der.

Ömer: “Baba! Taşların birbirine kenetlenmesi için harca ihtiyaç var, tamam. Peki, milleti birbirine kenetleyecek, harç nedir?” der. Babası: “Oğlum! Bu harç, o milletin tarihidir, medeniyetidir, kültürüdür, dilidir, dinidir… Düşünceler farklı olsa da aynı amaç için ruhların aynı yöne kıyam etmesidir” diye cevap verir. Babası: “Taş da olsa, biz evin duvarını nakış gibi öreriz oğlum. Binayı ayakta tutacak olan ise evin içerisine inşa edilecek sevgi, saygı ve muhabbettir. Bu da evde ikamet edeceklerin maharetine bağlıdır” diyerek, oğluna bir ders vermeye çalışır.

Ömer, babasının bu iş için neden kendisini tercih ettiğini şimdi anlamıştır.
Binanın temelini oluşturan büyük küçük taşlar gibi sırt sırta verelim.
Ülke olarak buna ihtiyacımız var.

Mehmet Memdoğlu
1966 yılında Elazığ'da doğdu. Evli, iki çocuk babasıdır. Halen yayıncılık sektöründe çalışmaktadır. "Mehmet MEMDOĞLU" müstear ismiyle Fanos Yayınları tarafından yayınlanmış "Kürt Sorunu Çözüm Önerileri ve 2009-2011 Panoraması" adlı kitabı ile Yakın Plan Yayınları tarafından yayınlanmış "Öcalan'ın Mustafa Kemal Okumaları" ve Anatolia Kültür Yayınlarından çıkan "Abdullah Öcalan'ın Din Okumaları" isimli üç kitabımız bulunmaktadır... Dilek Erdem Hanımefendi'nin derlediği "Bab-ı Şiir Güldeste" adlı şiir kitabında bir demet şiiri bulunmaktadır...
http://www.dilhane.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir