Umut

Bir hikâye’ye şahit oldum bugün, konuşmadan tek bir ses çıkarmadan.
Arkamızda koca bir şehir karmaşası, yüzümüz dönük güneşe.
Elimizde kestanelerimiz, başaramamanın hemen ardından bir sahil kenarında dinleniyoruz.
Dalgalar, insanlar ve bir amca.
Amca farklı,
Çabalamaktan hiç yorulmamışçasına her seferinde boş gelen oltasına hiç darılmamışçasına hevesli.
Olmuyor, her attığı boş geliyor.
Yılmadan çekiyor misinasını,
Konuşmak istiyorum. En azından bana kalacak bir kelime etmek istiyorum. “Ben başaramadım bıraktım, ben kaçtım sen neden buradasın?” demek istiyorum.
Gerçekleri çarpsın yüzüme “evladım ekmek parası” desin istiyorum.
Olmuyor.
Ne ben konuşuyorum ne o.
Az sonra durduruyor oltasını,
Yaşlanmış nasırlı elleri cebine gidiyor.
Bir dal sigara çıkarıyor.
“Hiç sevmem” diyorum kendi kibrimde.
Yavaşça yakıyor sigarasını, kaldırıyor başını yapamayışına bakıyor.
Çabasına bakıyor, çarşaf denizde kim bilir ne görüyor.
Ben onda nasıl koca bir asrın acımasızlığını görüyorsam, o da bir o kadar umutla bakıyor.
Ben gidiyorum.
Amca bâki.
O hep orada, bir gün oltasının dolmasını bekliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir