Sırlı Yolculuk

Kelimeler benim hazinemdir…
Anahtarlarını gaflet adlı bir kuyuya düşürürüm kimi zaman…
Oradan çıkarmak için 40 günlük bir yolculuk başlar karanlıkta…
Pek gerilerde kalır dünya telaşı…
İşitmese de kulaklarım,verilmektedir nefsimin salası…
Hazreti Ali’nin sırrı kuyuya üflemesi gibi…
Bir insan-ı kamil gelip nefes verince kuyuya…
Nefse müptela olmuş ruhumun toprağı için zelzele vaktidir…
Benlik adlı boynuma dolanmış zincirin halkaları ki,
Her biri ömrümden bir seneye tekabül eder…
Gittikçe daralmaktadır nefesim…
Ve hep bir noktaya takılmaktadır gözlerim…
Karanlığın ızdıraplı sinesinde can vermektedir gayretim…
Nefsim vücud mülkünde sultan idi,ruhum esir ve yetim…
Kurtulmak için asırlar gerekti bilirim…
Derken bir nazar isabet etti karanlığa yücelerden…
Bir söz işitti kulaklarım,öyle ki yapılmamıştı hecelerden…
Aydınlık vurunca eşyanın hakikatini gördü gözlerim…
Anlamsızlık diyarında dağlar delip,anlama kavuştu sözlerim…
Yere düşüp dağıldı boynumda ki zincirler…
Her biri kötülükten bir cüz idi,bu sırrı anlarsan eğer…
Erittiler muhabbet madeninde binbir esrarla…
Ve ruhumun ayaklarına nalın diye giydirdiler…
Kuyunun dibine yedi katlı bir merdiven indirdiler…
Son vermek için nefsimin bitmeyen zulmüne…
Aşk adında bir ab-ı hayat içirdiler ruhuma…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir