Keşf-i Köşe

Şam-ı Şerif

Şam peygamberler yurdu. Yeryüzünün en eski şehri. En azından Hz. Adem’in oğulları Habil ile Kabil’in kardeş kavgasına, yani tarihin ilk cinayetine tanıklık edecek kadar yaşlı. İslâm dünyasının önemli tarihî şehirlerinden biri, günümüzde Suriye’nin başşehri. Bilâdüşşâm bölgesinin de en önemli merkezlerinden biridir Şam.
Şehir 1517 yılında Osmanlı hâkimiyetine geçtikten sonra Dımaşk olarak bilinen adını Arapça kaynaklarda bütün Suriye bölgesini ifade etmek için kullanılan Şam’a terketti. Ülkenin güneybatısında bulunan şehir, Antilübnan Dağlarının doğu eteklerindeki Kasiyûn Dağı ile Bâdiyetüşşâm adı verilen çöl sahası arasındaki Guta Vahası’nda kurulmuştur. Güneybatı Asya’da, Ortadoğu’nun kalbi durumunda bir mevkiye sahiptir. Kuzey ve kuzeybatıdan Türkiye, doğudan Irak, güneyden Ürdün, batıdan İsrail, Lübnan ve Akdeniz ile çevrilidir.
Şehrin misafir etmediği medeniyet yoktur. Tarih boyunca Kenanlılar, İbraniler, Aramiler, Asurlular, Babilliler, Persler, Yunanlar, Romalılar, Bizans, Emevîler, Abbâsîler, Eyyubiler, Selçuklular, Memlûklular yönetmiştir.
1517’de Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine girmiş ve 403 yıl boyunca Osmanlı tarafından yönetilmiştir.

Bir zamanlar küçük İstanbul denilirmiş Şam- ı Şerif’e. İstanbul’a suretin en çok kime benzer, kimdir en yakın kardeşin diye sorsalar cevabı herhalde Şam olurdu.
Şam ile İstanbul… Ebedi iki kardeş… Osmanlı’nın en son terk ettiği topraklar olmuş bu diyarlar. Bundan dolayı burada gezerken her adım başı bir Osmanlı eseriyle karşılaşırsınız. Süleymaniye Külliyesi, Şam İstasyonu, Hicaz Demiryolu, Hamidiye Çarşısı, Hüsreviye Külliyesi, Adliye Cami, son Sultan Vahdettin Han’ın kabri ve sayamadığımız onlarca medrese, han, hamam, cami…
Kutlu komutan Yavuz Sultan Selim’in şehre girişinden Osmanlı Devleti’nin bu topraklardan ayrılışına kadar kavga, keder, kan görmeyen peygamberler diyarı Suriye’de 15 Mart 2011’de ülkenin güneyindeki Dera kentinde küçük bir kıvılcımla başlayan iç savaş günümüzde hala devam etmektedir. Yaşanan savaşta 400 bine yakın kişi hayatını kaybetti, 7 milyon kişi ise göç etmek zorunda kaldı. Son kuşatmalarla Şam ve Halep’te 200’ü aşkın tarihi eser tahrip edildi. Eserlerin yüzde 70’i Osmanlı’ya ait. İslam aleminin gözbebeği Şam-ı Şerif’ten geriye kör olmuş gönüller, harap olmuş vicdanlar ve virane olmuş eserler kaldı.

Yazar Hakkında

Asiye Eroğlu

Yorum Yaz

Yorum Yazmak İçin Buraya Tıklayın

En Çok Okunan Yazılar

Ekim Sayımız Yayımlandı

Herald

Ekim sayımız yayınlandı. 10. sayımızda "Gönül" dosyası ile okurlarımıza merhaba diyoruz. Şakir Kurtulmuş ve Mahmut Bıyıklı ile yaptığımız söyleşiler Ekim sayımızda.

Hemen Oku!