Rachel

Ah Rachel!
Gönlümün iklimlerinde ne güneşler
doğuyor sana dair…
Kentine bir adım daha yakınım, kendime uzak
Beraberimde yağmurları getirdim;
Esmer yüzlü çocukların suretindeki
telaşlı bekleyişleri,
Umuda susamış tevekküli sessizlikleri;
Hanin Tafiş’in yaşam orucunu bozan bombanın panzehirini…

Cemresini bekleyen toprak gibiyim;
Düş ki içime, can bulsun filiz çekirdekleri.
Düş ki yanayım, uçuşsun hürriyet kelebekleri
Ey Rachel,
Ey mazlumiyetin kadını;
Qamişlo’nun, Gazze’nin, Halepçe’nin, Halep’in, Diyarbekir’in…
And olsun İbrahim’in Rabb’ine
Kudüs’ün dudaklarının kıvrımına hürriyet denen tebessüm düşmedikçe;
Yanağımdaki gamzeler belirmeyecek

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir