Nisan Güneşim

On bir Ay’ın Ramazan’a olan sevdası gibi
Ay’ın Güneş’e olan sevdası gibi
Ben ki; Ağustos,
Sıcak yağmurlarına sevdalandım
Bilmelisin Nisan Güneşim
O yağmur sonrası açan,
kocaman papatyalarına özendim bir ömür boyu
Yağmur damlalarının her tanesi mersiyeler dizdi gönlüme
Yana yana ıslandım günlerinde
Bilmelisin Nisan Güneşim

Heybemde rengarenk umutlar yeşerdiğinde
Bir İstanbul telaşıyla koştum sana
Bahçelerimde nergisler filizlendi seni tekrar görünce
Sanki sırılsıklam olmuş hafta sonlarım
Her Cuma minarelerde ki müjdeyi bekledim sen yokken
Belki bugün Ağustos diye seslenir minareler
Bekledim işte.
Olacaksa, senin papatyalar açtığın bir günde olsun
Nisan’dan gerisi ziyandır benim için.
Bilmelisin Nisan Güneşim

Ahşap tabut beyaz mermer üstüne değdiği zaman
Çadırlar etmesin gölge
Ağustos’a son kez, yine senin dokunmanı isterim
Ben seni isterim
Bilmelisin Nisan Güneşim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir