Cuma, Temmuz 19, 2019
Dilhane > Yazılar > Neyi Arıyorsan Bulduğun Sensin

Neyi Arıyorsan Bulduğun Sensin

İnsan ne zaman mutlu olur?

Gelin biraz düşünelim; bir güzellikle karşılaştığında, istediği bir iş olduğunda, beklenmedik bir anda gelen ufak süprizlerle, ümidini kestiği anda ümitlerini yeşertecek bir hadise ile karşılaştığında, uzun zaman görüşmediği bir dosta kavuştuğunda… İnsanı mutlu eden sebebler değişse de, sonuç hep aynıdır. Yani mutluluğa giden yollar bir çok ama mutlu eden temel unsur bir tanedir. Peki nedir bu unsur?
Şöyle bir örnek vereyim isterseniz; beni şuan mutlu eden, birçok başlık atıp sonra “hayır bu da olmadı” diye çizdiğim cümlelerin arasında, bana ” işte bu ” dedirten ana başlığı bulmak. İhtiyacım olan, olmadı dediğim yerde karşıma çıkan, mutlu eden, heyecanlandıran, kısacası bir gece boyunca aradığım ve bulduğum…

Aradığını bulan insan mutlu olur. Çünkü her neyi arıyorsa o an için yer gök aradığı şey olur. Zihni, kalbi aradığı şeye takılır. Bulana kadar da hep aynı yerde dolaşır durur. Bunun için aramak elzem bir şeydir. Hz. Mevlâna(k.s) ,“İnsan her neyi arıyorsa O’dur” diyor. İnsanın sırrı aradığı şey de gizlidir. Eğer ki, sırrını öğrenmek istiyorsan dönde bir aradığın şeye bak diyor, bir başka Gönül Sultanı. Öyleyse bulmaktan ziyade neyi aradığımızı gündemimize alalım. Çünkü aradığımız şey aynı zamanda da kıymetimizi de belirler.

“Can konağı aramadaysan can’sın;
Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin;
Bir damla su arıyorsan su’sun;
Zulmün peşindeysen zalim;
Aşkı arıyorsan aşıksın;
Gönlün neye kapılmışsa O’sun sen;
Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir.
Neyi arıyorsan O’sun sen…”

Yönümüzü belirleyecek en güzel reçeteyi bu kıymetli öğütle elimize tutuşturmuş. Mevlana Hazretleri… Sarsılıp silkinmemiz ve yeniden başlayabilmemiz için… Neyi aradığımızı biliyorsak eğer bulmamıza bir adım kalmış demektir. Bu basamağı geçenler, bulma iştiyakıyla sarhoş olanlardır. Bu sarhoşluk ise arayan için fevkalede bir hâldir.

“Ehlullah’a sormuşlar:
-Dünya nedir?
-Seni Mevla’dan alandır” demiş.
“Cenab-ı Hakk’ı bulan neyi kaybeder?
Ve O’nu kaybeden neyi kazanır?”

Gönlümüzü Hâkk’a çevirip, aradığımız sadece Rıza-i İlahi olursa, Hâk Teala bize bunu buldurur.
Aşka çevirip, aşk odunda yanmayı, yandıkça olmayı dilersek Hâk Teala oldurur. Hakikat perde ardında gizlidir. Perdenin süsüne aldanıp, perdeye talip olursak Cenab-ı Mevla bunu da verir.

Fakat iş perde ardında gizli olana talip olmaktır.
Talebimiz Hâk, Hakikati bulmak ise bu da gerçekleşir.
“Bayezid-i Bistami Sultan’ın” dediği gibi;
“Hakikat aramakla bulunmaz ancak, bulanlar hep arayanlardır.”

Evet asırlardır Hâk dostları, hakikate talip olanlar bize neye talip olmamız gerektiğini halleriyle ve sözleriyle tarif etmiştir. Bu tarif günümüzde de devam etmektedir.

Ama insanoğlu kördür. Heva ve hevese aldanıp hakikati unutur.
“Ölümümüzden sonra, mezarımızı yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir.” diyen “Mevlana hz.”hazinesinin kapağını açarda nasibini alamadan huzurdan, ayrı koyulur.

Çünkü zalimdir insanoğlu bilmez. Kendine zulmeder. “Mevlana hz.” arayan, Ârifibillahların gönlünde bulur. Düğünlerde, merasimlerde sahneye çıkan semâzen gösterilerine tutulur, gidip bir Ârif zatın meclisinde diz kırmak nefsine dokunur.

Velhasıl bulmak önemlidir. Ama aramak, kaderimizi çizer. Hâk olanı hakikat meclisinde ararsak eğer, aradıklarımız gözaydınlığı sebeplerimiz olur.

Gülden Bayraktar
1986 Samsunlu doğumlu, Ebrar ve Ertuğrul isimli iki emanetin emanetçisiyim. Eğitime açıköğretimden devam eden, fiili okuma yazma gayreti olan okur-yazarım. Genç nesillere faydalı olmak adına gençlik kulüplerinde eğitim görevine devam etmekteyim. Yazma hikayem okumakla başladı. Tasavvuf ve aşka dair okumalar rehberim oldu. Temennim bir ömrü kalbimin rehberi eşliğinde yazarak ve yaşayarak geçirmektir.
http://www.dilhane.net

1 thought on “Neyi Arıyorsan Bulduğun Sensin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir