Mevlid-i Nebî

Mevlid-i Nebî

Bizlere eşref-i mahlûkat ve iman sahibi kimseler olmayı nasip eden yüce Allah’a hamdolsun.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (sallallahu aleyhi vesellem) rabbimiz katındaki sevgi ve şerefi derecesinde salât ve selam olsun.

Mevlid ayı ve Mevlid Kandili Müslümanlar için bir sevinç ve şükür ayıdır. Çünkü Efendimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) bu ayda dünyaya gelmiştir. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) Allahû Teâlâ tarafından dini mubin İslam’ı öğretmek için gönderilmiştir. Nitekim yüce kitabımız Kur’an azim’üş şanda Enbiya suresinde “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” ayeti kerimesinde de bunu görürüz. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)’in en büyük mucizesi Kur’an-ı Kerim’dir. Rabbimizin kelamını, biz ümmetine açıklamak için nice zorluklara göğüs gerdi. İyiliği, doğruluğu, adaleti, edebi ve diğer ahlakları bizzat yaşayarak bizlere örnek oldu. Günlük hayatta sıkça karşılaştığımız konulardan tutun da Müslüman bir kişiliğin inşasında yer alan ince edeplere kadar bir çok hâli ve kâli fiilleri siretinde ve suretinde barındırmasıyla emr-i bi’l maruf nehy-i anil münker şiarını hayatımıza tatbik etme hususunda yegâne örnek alınacak kişi olmuştur. Nebevi mesaj 1400’ü aşkın yıldır Müslüman şahsiyetin olgunlaşmasına ve nihayete ermesine vesile olmuştur. Kutlu Nebi’yi anmak hatta hiç hatrımızdan çıkarmamak üzerimize düşen en önemli görevdir. Rahmet Peygamberi Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)’in dünyaya teşriflerinden daha büyük nimet ne olabilir? O halde o günün özellikle tertip edilip ibadetlerle ihya edilmesi yapılması gereken bir vazifedir. Allah Rasûlü Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)’in dünyaya teşrif ettiği gün olan bu tarih, Müslümanlar için bir sevinç  vesilesi olmuş ve bu güne İslam âleminde çok önem verilmiştir. Mevlid gününü ve gecesini geçirmede bu niyet esas alınmalıdır. Böylesi mübarek zamanlarda kişi kendisinin, ailesinin ve tüm Ümmet-i Muhammed’in affı için dua etmeli, günün sabahını ve gecesini de nafile ibadetlerle geçirmelidir. Mevlid kandili ve bu kandile yönelik hazırlanan eserler, yapılan organizasyonlar da sevgili peygamberimizle aramızdaki muhabbeti ve hususiyeti arttıracaktır. Allah (azze ve celle)’nin dostları, sevdiği kulları ve alimlerimiz de eskiden beri Mevlid Kandili’nin ihyasına önem vermişlerdir. Hasan-ı Basrî hazretlerinin şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Uhud dağı kadar altınım olsun ben onu, Peygamberimizin mevlidini kutlamak için sarf etmek isterim.” İnşallah bizim de bu yazıyı yazmaktaki sebebimiz Allah ve Resûlü’nün sevgisini kazanmak ve Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) ile şereflenişimizi yâd etmektir. Hepiniz Allah’a (c.c) emanet olun.

Kaynaklar:
Semerkand Dergisi/ 2012, Şubat/ Abdullah Gökmen
Diyanet (aylık dergi)/ 2017, Kasım/ Yüksel Salman
Diyanet (aylık dergi)/ 2017, Kasım/ Yrd. Doç. Dr. Salih Kesgin
Beğen  2
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir