Mekke-i Mükerreme

Mekke-i Mükerreme

Mukaddes şehirlerin ilki, peygamberler şehridir Mekke. Ümmü’l-Kurâ yani gelmiş geçmiş bütün şehirlerin anasıdır. İnsanlık tarihi kadar eskidir mâzisi. Son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’nın doğduğu ve ömrünün dörtte üçünü, peygamberliğinin on üç yılını geçirdiği kutlu şehirdir Mekke. Tarihî bir şehir olan Mekke, gönülleri tutuşturan bir meşaledir. Efendimiz (s.a.v)’nin doğumuyla büyük bir değişime uğramıştır. Beldelerin en güzelidir. Rasulullah’ın ve ashabın ölümsüz hatıraları ve dayanılmaz çilelerine şahittir. Medeniyetin beşiği, Hak ve hakikatin eşiğidir. Hak ve batılın mücadelelerine ev sahipliği yapmıştır. Mekke’nin Fethi, İslâm tarihinin dönüm noktalarından biridir. Müslümanlar için bir milâttır. Efendimiz on bin kişilik İslâm ordusuyla Mekke’ye girdiğinde şu kutlu çağrıda bulunur: “Benim hâlimle sizin hâliniz, Yusuf’un kardeşlerine dediğinin tıpkısı olacaktır. Yusuf’un kardeşlerine dediği gibi ben de diyorum: ‘Size bugün hiçbir başa kakma ve ayıplama yok. Allah, sizi bağışlasın.

O, merhamet edenlerin en merhametlisidir. Gidiniz, serbestsiniz!” Ve kutlu Nebî, Kâbe’yi putlardan temizleyip beraberindeki Müslümanlarla birlikte tavaf eder. Böylece hasret, vuslatla son bulur. Mekke, coğrafî olarak Arap Yarımadası’nın batısında bulunan eski Hicaz bölgesinde, Kızıldeniz’in doğusunda konumlanır. Riyad ve Cidde’den sonra ülkenin üçüncü büyük şehridir. Şehrin bilinen ilk adı, Kuran’da da geçtiği üzere, Bekke’dir. Büyük coğrafyacı Batlamyus bu şehre “Macoraba” demiştir. Alabildiğine dağlık bir şehirdir. Şehrin etrafında on iki bin dağ ve tepe olduğu söylenir. Mekke, doğu tarafındaki Ebu Kubeys dağının eteğinde bulunmaktadır. Arabistan’ın Tihame ve Necid bölgeleri arasında bir set oluşturan Hicaz dağları’nın iki boğazının kesiştiği noktadır. Oldukça kurak ve sıcak bir çöl iklimine sahiptir. Diğer Suudi Arabistan şehirlerinin aksine kışları sıcaklıklar biraz gerilese de yıl boyunca yüksektir. Müslümanların kıblegâhı Kâbe’yi içinde barındırmaktadır. Kâbe ve onu çevreleyen Mescid-i Haram, şehrin ortasında bulunur. Hemen yanında Safa ve Merve tepeleri bulunmaktadır. Bu vadide şehrin kurulduğu kısım Batın-ı Mekke olarak adlandırılmakta, Mescid-i Haram’ın bulunduğu yere ise el-Batha denilmektedir. Her yıl milyonlarca Müslüman, Beytullah’ı da içine alan Mekke’ yi ziyaret ederek hac ve umre ibadetini yapar. Hac dünyevi tüm duygu ve düşüncelerden uzaklaşmak ve arınmak için iyi bir fırsattır. Gönüller hep birlikte Beytulah’a akar. Bu kutlu yolculuk mahşerin bir çeşit provasıdır. Her ırktan, her dilden ve her coğrafyadan insan, burada İslâm kardeşliği paydasında bir araya gelir.

Kutlu komutan Yavuz Sultan Selim 1517’de Mısır’ı topraklarımıza katınca Hicaz bölgesi de hâkimiyetimize girdi. Osmanlı padişahları sultanlığın yanında bir de halifelik makamı kazanmış oldular. Bununla ilgili anlatılan çok hoş bir kıssa anlatılır: “Yavuz Sultan Selim bir Cuma günü Kahire’de bir camiye gider. İmam efendinin vâazını dinlemeye başlar.

Hoca: “Hakimü’l-Haremeyn -Mekke ve Medine’nin sahibi olan hükümdar-” diye övgü dolu sözlerini sürdürür. Bu durumu kabullenmeyen Yavuz¸ ayağa kalkarak: “Ben Hakimü’l-Haremeyn olamam. Oranın sahibi Allah’tır. Ben olsam olsam Hadimü’l-Haremeyn (Hicaz’ın hizmetkârı) olurum“ diye cevap verir.

Mısır seferinden sonra padişahlar kendi kararlarının ve devlet mührü onaylı olan fermanlarının ilk satırı arasına “Ben ki Hadimü’l-Haremeyn-i Şerifeyn” sözlerini yazdırırlar yani ‘Allah’ın kulu ve hizmetçisi’ olduklarını belgelere yansıtırlar. Son padişah Vahdeddin Han’a kadar bu deyim fermanlarda hep yazılı kalır. Osmanlı tarih boyunca kutsal topraklara çok hizmet etmişlerdir. Haremeyn’de yaşayan halkın ihtiyaçlarını titizlikle karşılamışlardır. Vakıflar sayesinde idarî binalar¸ mescitler, medreseler, tekkeler, zâviyeler, ribâtlar, misafirhaneler, imaretler, karantinalar, sıhhiye idareleri ve sebiller yapılmıştır. Yine Osmanlı devrinde sel yataklarının yolları değiştirilerek Kâbe ve Mescid-i Harâm’a gelebilecek zararlar en aza indirilmiştir. Osmanlı Mekke’ye gözü gibi bakmıştır.

Beğen  
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir