Perşembe, Kasım 21, 2019
Dilhâne > Genel > Malcolm X

Malcolm X

Amerikalı Müslüman siyasetçi, insan hakları savunucusu, gelmiş geçmiş en etkili siyahi Amerikalılardan biridir.
19 Mayıs 1926 tarihinde Nebraska eyaletinde dünyaya geldi, asıl adı malcolm litte’dir, daha sonraları litteyi değiştirerek x adını alır.
Sancılarla dolu bir geçmiş, İslam’a adanmaya niyetlenmiş bir ömür. Siyahiliği sebebiyle dışlanılan enkaz bir yürek, işte Malcolm ’un yürek burkan hayat mücadelesi.

Babası Reverend Earl Little, siyahilerin Amerika’da hiçbir zaman hak ettikleri özgürlüğe kavuşamayacağını düşünen bir Baptist idi. Babası Reverend Earl, 4 kardeşini beyazlar tarafından işlenen cinayetlere kurban vermiş ve kendisi de 1931 senesinde faili meçhul bir cinayete kurban gitmiştir. Babasının hayatını kaybetmesi üzerine Malcolm ve kardeşleri çeşitli ailelerin yanına, annesi ise akıl hastanesine yerleştirilmiştir.

İlkokulu evlatlık verildiği ailenin yanında bitirdikten sonra lise dönemlerinde avukat olma heyecanıyla çırpınan toy yüreği siyahi karşıtları yüzünden yüreğinin bir köşesinde gizlediği bir neticesiz hayal olarak kaldı ve bu hüznün garipliğiyle lise eğitimini tamamlamadan yarıda bırakmıştır.

Boston’da yaşayan üvey ablasının yanına gelen Malcolm, 16 yaşında Boston- New York seferi yapan trenlerde sandviç satmaya başladı. New York’a gidip geldikçe Harlem’i ve Harlem’deki siyahilerle tanıtı. Genç yaşta çalışmaya başlayan Malcolm, Harlem’de gerçek anlamda birçok suç işledi. Uyuşturucu, kadın ticareti ve antika eşya hırsızlığı yapıyordu. 1946 yılının Şubat ayında hırsızlık suçundan 10 sene hapse mahkûm edildi.

İlk önce Charlestown Eyalet Hapishanesi’nde iki sene yatan Malcolm, oradan Concord Hapishanesi’ne nakledildi. 1948 yılının sonlarında Norfolk hapishanesine sevk edildi ve orada kardeşleri vasıtasıyla zenci milliyetçiliğini savunan Elijah Muhammed ile mektuplaşmaya başladı. Elijah Muhammed’in milliyetçiliği, Allah’ın bile zenci olduğunu söyleyecek kadar şiddetli durumdaydı. Yaşamı boyunca beyaz adamdan yalnızca şiddet ve adaletsizlik gören Malcolm, Elijah Muhammed’in bu sıcaklığından etkilenerek hareketine dahil oldu ve bu vesileyle X soyadını aldı. Hapisten çıkan Malcolm X, Elijah Muhammed’in Nation of İslam hareketine dâhil oldu, enerjik oluşu ve harekete bağlılığından dolayı kısa sürede Nation of İslam hareketi bünyesinde yükselmeye başladı. İslam’a kavuşmak için çırpınan yüreği nation of İslam hareketine sıkıca tutundu. Beyaz adamı “Şeytan” olarak tanımlayan Malcolm X, sert, tavizsiz ve ırkçı söylemlerle adeta Elijah Muhammed’in konuşan ağzı ve en sadık adamıydı.

İlerleyen zamanlarda Malcolm X’in ön plana çıkmasıyla Elijah Muhammed ile arası açılmaya başladı ve Malcolm X, Elijah’ın yaşamını sorgulamaya başladı. Elijah Muhammed’in harekete bağlı 6 kadınla ilişkisi olduğu söylentileri ve eski sekreterinin Elijah’a nafaka davası açması, Malcolm X’i hareketten soğutmuştur. Malcolm X, Mart 1964 tarihinde Nation of İslam hareketinden ayrılmıştır. Hakikatleri aramakla bitmezken büyük bir sabırla araladı karşısına çıkan kapıları malcolm. Hakikatleri seziyordu ama kafasında oturtamadığı bazı kısımlar vardı ve yüreğinin aydınlanma isteği doğrultusunda, Malcolm X, 1964 senesinde ilk defa Hacca gitmiştir. Ve asıl insanlığın kardeşliğin ve samimiyetin ne demek olduğunu orada öğrenir. Her şeye bizzat şahit olur. Mutluluğu ve şaşkınlığı bir arada yaşayan malcolm burada farklı ırklardan olan birçok Müslüman kardeşiyle kucaklaşmıştır. Beyazlar da onunla birlikte ibadet ediyor, aynı Allah’a inanıyordu. Ona selam veriyor, onunla kucaklaşıyorlardı.

Malcolm, bu duruma o kadar şaşırmıştı ki, eşine gönderdiği mektupta, hayretini şöyle dile getirdi:
“Betty, Bu sözlerime belki şaşıracaksın. Ama gözleri mavi, saçları sarı, tenleri bembeyaz olan Müslüman kardeşlerimle aynı bardaktan su içtim, aynı kaptan yemek yedim. Biz, hepimiz kardeşiz. Rengimiz ya da ırkımız ne olursa olsun, hepimiz insanız ve Aynı Allah’a inanıyoruz”

İşte malcolm ‘un mutluluğu yazmış olduğu bu satırlara da yansımıştı.

Hac dönüşünde Sünni-İslam’ı benimsediğini ve beyaz adamı artık “şeytan” olarak görmediğini söyler. Siyahilerin özgürlüğü konusunda eski görüşü nispeten devam etse de, ırkçı görüşünden vazgeçer ve Hac ibadeti sırasında gerçek kardeşliği bulduğunu söyler. Yoğun duyguları İslam’la harmanlanınca ortaya çıkan yeni malcolm kendisini de hayrete düşürür ama o yüreğindeki sevgiyle ve kardeşlikle ortaya çıkan bu akıma büyük bir istekle kendini bırakır, İslam ve Müslümanların samimiyetiyle huşu bulur. Ve bu dava uğruna canını feda etmek ister, vakit kaybetmeden kollarını sıvar ve yola koyulur.

Hac dönüşünde El-Hacı Malik El-1965 yılında Afrika Birliği Organizasyonu’ndan esinlenerek Afro-Amerikan Birliği Organizasyonunu kurar. İslam karşıtı örgütlerin dikkatini ve kinini üzerine çeken malcolm ‘un hayatı bu tarihten sonra artık daha da zorlaşacaktır. 15 Şubat 1965 tarihinde New York’taki evi bombalanır ve saldırıdan ailesi yara almadan kurtulur. Bu saldırıdan 6 gün sonra.
21 Şubat 1965.New York’ta kürsüde.
Selam verdi, konuşmaya başladı.
Bir anda salon karıştı. Silahlı 6 kişi Malcolm X’in konuşma yaptığı kürsüye yaklaşıp yakın mesafeden 15 el ateş ederler.
Hızlıca hastaneye yetiştirilmesine rağmen, Presbyterian Hastanesi yetkilileri tarafından öldüğü duyurulur. Saldırganların arasında 3 Nation of İslam hareketi üyesi bulunmaktadır.
Malcolm’ü hedef alan silahtan çıkan kurşun sesleri, semaya kadar yükselir. Karısı ve kızlarının gözleri önünde şehadete kavuşur.
Ardında bırakmış olduğu cesaret timsali sözleriyse adeta gelecek nesle bırakmış olduğu bir miras niteliğindedir.
Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, “özgürlük” kelimesini lügatinizden çıkarın.
‘Bir insanın düşünmeye ihtiyacı varsa, gidebileceği en iyi yer, bana sorulursa, üniversiteden sonra, hapishanedir.’
‘Ve son olarak Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter.’
Allah şehadetini kabul eylesin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir