Leyletül Berât: Rahmet Gecesi

Leyletül Berât: Rahmet Gecesi

Kutlu zamanların içerisindeyiz. Rahmet rüzgarlarının sağanak sağanak üzerimize yağdığı bu günlerde, Râbbülaleminin her gün farklı bir ikramı ile karşılaşıyoruz. Zaman içerisinde kıymetli zamanlar bahşediyor bize, ömrümüz bereketlensin diye. Gün içinde yanlışa düşüyoruz. Akşamına değin mühlet veriyor sol yanımızdaki yazıcı meleğe olur da hatamızı farkeder. Döneriz yüzümüzü doğruya diye. Bu yetmiyor bize gün akşamına değiyor, eksiklerimizle, hatalarımızla birlikte. Günlerden “Cuma” ikram oluyor o vakit, hadi artık farkına var seni affedeyim diye. Cuma da geçip gidiyor ömrümüzden, sıradanlaştırıyoruz. Mahsun oluyor cumalar geçip giderken. Sonra rahmet ayları geliyor ardı ardına, bize rağmen bize yol göstersin diye. İlkbahar hevesiyle karşılıyoruz bu güzellikleri, söz veriyoruz her halimize dikkat edeceğiz. Hak’tan yüzümüzü çevirmeyeceğiz diye… Bir iki gün derken yine eksiler yazılmaya başlıyor hanemize, dökülmeye başlıyor güçlükle biriktirdiğimiz bir kaç güzellikte elimizden. Mahcup oluyoruz verdiğimiz sözlere, boynumuz bükülüyor. Rabbimiz yetişiyor yine ikramlarla güzelliklerle tutuyor ellerimizden. Rahmet aylarının hakkını verelim, bizden memnun gitsinler diye kandiller yakıyor önümüze. Hepsi birbirinden kıymetli, hepsi birbirinden güzel hediyelerle hanemizi şenlendiriyorlar. Regaible yanmaya başlayan ilk kandil, Miraçla kulu Rabbine yaklaştıracak yolların ışığı oluyor. Ardından “Leyletül Berât” geliyor. Ramazanı şerife girmeden önce son kandil, son durak…

Bu gece için denilir ki; yeryüzündeki müslümanların nasıl bayramı varsa, göklerde meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Biri şaban ayının on beşinci gecesi berât gecesi diğeri ise kadir gecesidir. Bu gece yıl içinde işlenen cümle günahlara kefaret gecesidir der; yine büyüklerimiz. Bu gece Râbbülaleminin isteyen yok mu vereyim diye fecir doğana kadar davetine devam ettiği gecedir.

Şefaat gecesidir bu gece… Peygamber efendimiz s.a.v teheccüd vaktinde üç gece üst üste Cebrail a.s. tarafından kaldırıp ümmeti için dua ettiği gecelerden üçüncüsüdür. İlkinde üçte biri, ikincisinde üçte ikisi nihayet berât gecesinde ise “müjdeler olsun sana yâ Muhammed (s.a.v.) şirk koşanlar hariç bütün ümmetini sana bağışladım” müjdesini Râbbülalemin’den aldığı gecedir.

Yok mu bizden isteyen verelim diye ikramların önümüze serildiği rahmet gecesidir. Yok mu affını isteyen affedeyim denilen mağfiret gecesidir. Günahına tövbe edenin kurtuluşa erdiği kurtuluş gecesidir…

Leyletül Berât, aşıkla maşuğun kavuşma gecesidir. Aşıkların gözüne uyku girmez bu gece maşuk seyrana çıkmıştır. Bilir ya aşık bunu fecir doğana kadar göz yaşı döker. Affet beni sevgili, seni hakkıyla sevemedim diye inler. Kalbi sızlar, sızısı devası olur aşığın… Fecir doğarken maşuk gülumser, aşığın yüzüne “kaldır başını” der. Gözyaşını siler, eline bir ferman tutuşturur. “Bu geceyi ihya ettin ya, davetime geldin ya, kalbini kalbi ölülerin meclisinde uykuda geçirmedin ya” der. “Al işte bu senin beratın, şimdi dönme artık o kalbi ölüler meclisine, sana tertemiz bir defter devam et yolculuk haline bu hâl üzere” diye söz alır maşuk aşıktan bu gece…

Bu gecenin feyzine sığınanlar, rahmet yağmurlarıyla yıkarlar gönül hanelerini. Bir sekine iner yeryüzüne, sabahına binlerce yüz aklanmış ümidiyle, berâtın mübarek olsun tebrikleriyle… Gönüllerin rahmana teslim olduğu bu kıymetli gecenin sabahı bahardır cümle kâinata. Elinin tersi ile dünyayı itenler cennet libasları giyerler bu gecenin sabahında da farketmezler bile…

Leyletül Berât, üzerimize gölgesi düşen kıymetli ayın yoldaki son işaret taşı…

Affetmek ve affedilenlerden olmak için…

Temizlemek ve temizlenenlerden olmak için…

Gelin bu güzel gecede aşıkların izinden gidelim. Maşuğun sevgisini talep edelim. Kurtuluş berâtımızı elimize alıp, Ramazan-ı Şerife ak yüzlerle girelim.

LEYLETÜL BERÂTIMIZ MÜBAREK OLSUN…

Beğen  
Önceki Yazı
Yazar

1986 Samsunlu doğumlu, Ebrar ve Ertuğrul isimli iki emanetin emanetçisiyim. Eğitime açıköğretimden devam eden, fiili okuma yazma gayreti olan okur-yazarım. Genç nesillere faydalı olmak adına gençlik kulüplerinde eğitim görevine devam etmekteyim. Yazma hikayem okumakla başladı. Tasavvuf ve aşka dair okumalar rehberim oldu. Temennim bir ömrü kalbimin rehberi eşliğinde yazarak ve yaşayarak geçirmektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir