Pazar, Ağustos 18, 2019
Dilhâne > Yazılar > Kelimeler Üzülüyor

Kelimeler Üzülüyor

Kelimelerin iç dinamiğindeki o yapıya baktığımızda, kalbimizdeki o manevi yapıdan çok da farklı bir şey görmeyiz. İyi ve kötü hasletler üzerine inşa edilmiş iç dünyamız. Ağzımızdan dökülen sözler de bu yapı çerçevesinde olacaktır. Kendimize yakın gelen, özümüzü ve bazen de süslü görünüşümüzü yansıtan kelimeleri dilhânemize alırız. İltifat, letâfet ve zerâfet timsali olan kelimeler elbette insana en çok yakışandır. Ne yazık ki bugün, yaşadığımız şu çağda, hakaret ve kötü sözün her türlüsü yaşam alanı buluyor. Bunlara tahammül noktasında zorluk çekiyoruz. His ve fikir dünyamızı karartıyor. Özellikle bunlara maruz kalmak insanın enerjisi alıp götürüyor. Kötü söz ve hakaretleri duyduğumuz kimselerden ister istemez korkuyor ve çekiniyoruz. Çünkü kalp ne ile doluysa, kainata dil vasıtasıyla o yansır. Taş olan kalplerden imtinâ ediyoruz.
“Kalbi taş kesilenlerin kelimeleri yoktur.” Çünkü taşlaşmış bir kalp karanlıkta kalmaya ve boğulmaya devam edecektir. Kelimeleri değerli kılan, hislerin güzelliği ve eşsiz oluşudur. Sahtelikten ve samimiyetsizlikten beslenen duyguların kelimelerle anlatılacak pek bir tarafı yoktur. Bu nedenle dilhânemize kattığımız kelimeleri özenle seçmeliyiz. Kendimizi ifade edebilmek açısından bunun önemi çok büyüktür.
Şüphesiz ki dilhânemizde olan kelimeler düşüncelerimizi etkilemektedir. “Düşünce dilden, dil düşünceden doğar.” der Eflatun. Düşünce ufkumuz, dilimizde olan kelimeler ekseninde şekilleniyor. Nerede yaşarsak yaşayalım, hangi dili konuşursa konuşalım, hislerimizi anlatacak lügat servetine sahip değilsek yarım kalmışız demektir. Gün geçtikçe servetine zenginlik katanlar bahtiyar olacaktır. Düşünme eyleminden mahrum olan bir insan, köleliğe kendini teslim etmiş demektir. Başkalarının his ve düşüncelerinin baskısı altında kalmadan yaşam sürenlere ne mutlu.
Türk Dil Kurumu’nun kuruluş yıldönümünde, yeniden bir farkındalığın oluşması ümidini taşıyoruz. Dilhânesindeki servetin zenginliği ile ömür sürenlere selâm olsun.

Hakkı Kanyılmaz
13 Ocak 1995 yılında Bursa’nın Osmangazi ilçesinde dünyaya geldim. Memleketim, Afyonkarahisar’ın Çay ilçesine bağlı Eber köyü. 2001 yılında babamın tayiniyle birlikte İstanbul/Pendik Belediyesi’ne çıkmasıyla birlikte büyükşehir hayatımız başlamış oldu. Babam, zabıta olarak görevini sürdürmektedir. Annem ev hanımı, benden üç yaş ufak erkek kardeşim ise üniversite öğrenimine devam etmektedir. İlk ve orta öğrenimimi İstanbul’un Pendik ilçesinde 2009 yılında tamamladım. 2013 yılında Tuzla Teknik Lisesi, Elektrik Elektronik Teknolojisi bölümünü tamamladım. Aynı yıl, Karabük Üniversitesi Raylı Sistemler Mühendisliği(İngilizce) bölümünü kazandım. 2018 yılında lisans öğrenim hayatımı tamamlayarak, Raylı Sistemler Mühendisi diploması almaya hak kazandım. Karabük’te kurulan ve Demiryolu Sektörü alanında faaliyet gösteren Raylı Sistemler Derneği’nde, 2017 yılında Eğitim ve Kariyer Kurul Başkanlığı görevini yürüttüm. Kurul üyesi olarak aktif bir şekilde devam etmekteyim. Hürmetler sunarım.
http://www.dilhane.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir