Yazılar

Hikmetler Yumağı

Ruhum bir keşiş…
Tanrı dağının eteklerinde göçebe…
Ve bir putperesttir nefsim…
Modern dünyanın ortasında, putlar yontar kendine…
Gece olunca, ansızın doğar küllerinden…
Anka kuşuna özenir fütursuzca…
Bir balta alır eline, her bir yanı tahtadan…
Kırıp döker putları halk uykudayken…
Üryan olur benliğinden…
Böylece dolaşır sokaklarda…
Yüzünde dehşetli bir ifadesizlik…
Suya, suyun özüne bakınca…
Her kabın şeklini almaktadır vücudu…
Göz gözü görmez,şehirler harap, oldukça karanlık sokakları…
Aydınlatır ruhuyla bulanmış okyanusları…
Ve bir simyacıdır nefesim…
Üfleyince pandoranın kutusuna muhayyilesinde…
Umut kuş olup kaçar birden…
Kutu yanar, aydınlık karanlığı kovalar…
Ve daha iyi görebilir artık nesnelerin hakikatini…
Birçok prometeheus çevresinde ateşi çalmaya kalkışan…
Tel örgüler örüyor sevgilinin isimlerinden hiç durmadan…
Cemal tecellisinin içinde celal tecellisini izlemekte yorulmadan…
Tahtadan bir kulübe yapıyor şimdilerde kendine…
Bir yolcu, bazen ikram edip, bazen küfretmektedir nefsine…
Karşı dağın eteklerinde gökdelenler…
Madde yükseldikçe, alçalmakta insanlar…
Hangi emaneti taşıdıklarını unutmuşlar…
Kaybolmuşlar, huzuru aramak için yollara düşünce…
Ve şimdi tüm bunları düşününce…
Düştüğünü, düşürüldüğünü hissediyor bir yerlerden…
Tribünden seyrediyor şimdilerde alemi bir filozof misali…
Sahaya inmek için das kapital karıştırmalı diye sesleniyor bir muhalif…
Ancak hiç niyeti yok…
Elbisesi kirli, yüzü sapsarı, eriyip bitmekte…
Farkındadır, nefesler sayılı ve hızla tükenmekte…
Hissetmekte, tüm benliğinde hakikatin sırrını…
Çok olmuştur Cenab-ı Hakkın kudretine dayayalı sırtını…
Gelir gecenin bir saati, insanların kabuk tutmuş yaraları çatlayıverir…
Hakikate gebe bir rahmin, doğururken ki hali gibi…
Yarasalar çiftleşir karanlığın şehvetli yatağında…
Ve hüdhüdün mürşidliğinde…
Ruhlar bir kuş suretinde…
Geçmekteler kulubesinin üstünden…
Bir nazarla gerçeği görebilmekte artık…
Çünkü dağın zirvesinde, göklerden akan bir ırmak…
Ki soyunduğu vakit mülk aleminden büsbütün…
İşte o anlarda tanımaktadır kendini…
Hakikati, hakikatini…
Ruhunu, vücudunu, nefsini…
Büyük cihadın hikmetini…

Yazar Hakkında

Mahmud Üskübi

28 Kasım 1991 Doğumlu... İzmir'in Kiraz ilçesinde bir dağın yamacında imamlık görevini ifâ etmekte... Din, felsefe, edebiyat, tarih ve sanat hakkında okumalar yapıp şiirler ve makaleler kaleme almakta... Kendinden kendine yolculuk eden bir seyyah...

Yorum Yaz

Yorum Yazmak İçin Buraya Tıklayın

En Çok Okunan Yazılar

Eylül Sayımız Yayımlandı

Herald

Dilhâne'nin 9. sayısı yayımlandı. Bu sayıda Genel Yayın Yönetmenimiz Ahmet Hamdi Köksal ile söyleşi yaptık. Eylül sayımız ile aramıza katılan Bertan Rona, "O'nun Kokusunu İzledim" isimli yazısı ile okurlarımızı selamladı. Fatih Duman ise "Ben Zamanı Hesap Edemiyorum" başlıklı yazısı ile Dilhâne okurlarına Merhaba dedi..

Hemen Oku!