Hakikatin Sancısı

Hamileyim, evet şaşırmayın lütfen… Hakikate gebeyim…Ve nefahtü fihi min ruhi sırrıyla… Ben bu alem-i zindan da avareyim… Elest meclisinden koku duymaya çalışan… Akıl sahibi kalabilmiş bir divaneyim… Modern insana sorarsanız şayet beni… Mahvolmuş, yıkık dökük, ayakta gezebilen viraneyim… İçi dışa, dışı içe döndürülmüş… Hakikat adlı güzel öldürülmüş…T üm sancılar söndürülmüş, bu dünyayı neyleyeyim ? Gönül ehline tevcih ediniz bir de bu soruyu… Onlar ki hayy ism-i şerifiyle diriltirler ölüyü… Kulağıma bir söz fısıldadı nefsimin terbiyecisi…Ruhum Meryem sandı kendini,buydu fethin habercisi… Vücud mülkümde bir Firavun taht kurmuştu… Bunca yıl Musa tabiatlı sultanı bekleyip durmuştu… Sihirbazlar misali kötü huylarım meydana toplanmıştı… Aşk tutunca ruhumun asasını tüm dertler bitmişti… Felekte asılı kaldı zehirli tabiatımın gölgeleri… Nefs adlı firavun ölmüş müydü,yoksa iman mı etmişti ? Göğsümün orta yeri kızıl deniz misali yarıldı… Bu sözler gibi nice inci mercan birikti… Ölmeden evvel ölmek karşı tarafa geçmek miydi? Benliğinden soyunup yokluk deryasında yüzmek miydi ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir