Göze Görünmeyen Yolculuk

Göze Görünmeyen Yolculuk

Sayılıdır nefesler ve sayısızdır​
Vücudumuzdan sızan arzular​
Farkedince bunu​
Cehenneme doğru giden bir katar​
Durdular!​
Ve gidiş nereye diye sordular?​
Birkaç soru daha elbette​
Yolun sahibi, yol, yürüyüş gibilerinden​
Zuhur etmiş ve edecek olan her ne varsa​
Vücudunda dürülmüş duruyor​
Bunca felek kimin için dönüyor?​
Diye seslendi birisi uzaklardan​
Ucu bucağı olmayan bu çölde​
Rüzgar kadar latif ve ince​
Kulaklarda çınlayan ruhun uğultusuydu​
Akl-ı evvele ulaşmaya çabalarken,sinsice​
Şu duyduğum ses, nefs kervanının gürültüsüydü​
Sıfatların sıkışmış sandıklara​
Mesken kılınmış, gölge isimli örtülere​
Götürüver sen onları marifet çarşısına​
Koyduruver Allah erlerinin tartısına​
Çevir yüzünü sevgilinin şu garip aynasına​
Ki o mirat, bir baltadır gönlünde ki puthanenin kapısına​
Şu hissedilenler, bir gecenin yarısında​
Güzel sesli adam, mırıldanıyor karanlığın ortasında​
Evvel sensin, Ahir sen, Zahir sensin, Batın sen​
Mazharın olmaktan başka neyim ki ben

Beğen  
Yazar

28 Kasım 1991 Doğumlu... İzmir'in Kiraz ilçesinde bir dağın yamacında imamlık görevini ifâ etmekte... Din, felsefe, edebiyat, tarih ve sanat hakkında okumalar yapıp şiirler ve makaleler kaleme almakta... Kendinden kendine yolculuk eden bir seyyah...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir