Gönül Dergâhının Duvarından

Toprağı karıştırıp muhabbet tohumu bulamayan… Bu meydanda benliğin alıp yerden yere vuramayan… Bir canım var deyip ol canına kıyamayan; âşk meclisinin şarabını bin yıl geçse de içemezmiş. Yollara düşüp bir mürşidikamil eteğin tutmayan, irfan deryasında boğulup inci mercan yutmayan, Mevta gibi olup kendin ana teslim etmeyen anadan doğma göz ile hakikati göremezmiş. Halk ileyken zahidievliya görünürsün, toprak gibiyim deyu yerlerde sürünürsün. Hak’la halvet iken acep neler işlersin; melamet tozun yutmayan bu sırrı bilemezmiş. Ey üskübi nicedir söyler durursun, Dertlilerin derdine bir dertte sen katarsın; seher vakti er meydanından kaçarsın. Aşk şemini yakmayan bu dergâha varamazmış…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir