Gece

Ay güneşi devirirken yıldızlar şahitlik ediyordu gecenin bekçiliğine.. Nöbet sırası gecenindi… Sokak lambaları birer birer yanıyordu. Ay ise geceyi aydınlatmakla görevliydi..

Ve ben…
Hani şu gündüzü gece, gecesi yine ‘aynı gece’ olan ben.. Dilinde yuvarladığı kelimeleri bir cümle edemeden boğulurcasına yutkunan ben… Ben ise gece ile hemhâl oluyor, düşünce bulutları arasında beynimin iktidarlığını kabullenmişcesine uzaklara dalıyordum.. Uzak falanda yoktu aslında. Tuzak vardı… Tuzakta bendim, uzakta… Uzağı tuzak eden, tuzağa uzak diyen ben.

“Bir ben vardı ki bende; gönlüme tuzak, yârim’e uzak… “

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir