Filistin Günlüğü

Filistin Günlüğü

Herhangi bir gün…
Ve sabahın herhangi bir saati, muhtemelen 05:30 civarı…
Filistin’de bir sabah….
Ezan sesi duyulur Cenin’de…
Minareden her yere ulaşan sese başka bir ses eşlik eder…
O gece uyumamış İsrail…
Bombalar yağıyor gökyüzünden…..
Yerle bir olur minare…
Annesinin kaldırmasını beklerken bir çocuk büyük bir gürültü ile uyanır yatağından… Geride kalanlara ya da gidenlere ağlamak… Çocuk ikisi arasında kalır…
Yerde yatan annesini görür ilk önce…
Tanınmaz halde olmasına rağmen anlar hemen…
İsrail’le birçok kez karşılaşmıştır…
Şimdi gözleri gökyüzünde…

Acılar içinde kıvranır çocuk, ayaklarının olmadığını şimdi anlar…

Ve acı acı bağırırken, bir yandan gökten düşen bombalara lanet okur, yüreği yana yana… Annesinin ona verdiği kolyeyi takar ve öylece kalakalır…

Ölmek için çok erken denmez oralarda…
Ölümün de yaşamın da zamanı yoktur…
Bir gece bakmışsınız en sevdikleriniz yanınızda yok…
Her yer cephedir… Her an savaş anıdır…
Küçücük hayatlarına on binlerce yaşamı sığdırırlar da yine de vazgeçmezler vatanlarından…
Kalem tutması gereken eller taşla sopayla karşı koyar her işgale…
Yatağında uyuyamaz hiçbiri…
Bir gece gelecektir ölüm uykularının en tatlı anında…
Rüya görmek bile ölüm nedenidir. Her isyan yenisini getirir o küçücük yüreğinde…
Çocuk biliyordur Cenin’de, Nebus’da ya da Filistin’de çocuk parkı olmadığını…
Yedi yaşındaki her çocuk gibi elindeki taşları evini yıkan panzere atarak büyüyecektir… Şimdi ardında kalanlarla yeniden toplayacak yerdeki taşları…
Kalanlar…
Annesini dahi tanıyamadığı….
Kalanlar…
Yıllardır süren katliamdan sonra kalanlar….
Şimdi yeri olmayan, vücudu parçalanan, küle dönen nice
Filistinli…

Çoğu daha çocuk…
İnsan olmanın karşı çıkmak için yettiği bir sisteme direnmeye davet eden yedi yaşındaki nice çocuk…
Elindeki ekmeği büyük bir korkuyla saklayan, gözlerinde daimi endişe olan nice çocuk…
Dünyanın gördüğü en büyük katliama tanık olan nice çocuk…
Haykırıyor hep bir ağızdan:
”SESİMİ DUYAN VAR MI?”

Beğen  
Önceki Yazı
Yazar

Şubat 1984 Mersin doğumlu. ÇEKO mezunu, Ankara'da yaşıyor. Lise yıllarında şiir ve deneme yazmaya başladı. O dönemler sosyalist kimliğiyle yazdığı yazılara şimdilerde dervişane bir tarzda devam ediyor. Zeyd Sâki'nin babası.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir