Perşembe, Eylül 19, 2019
Dilhâne > Söyleşiler > Dilhane Söyleşileri / Tuğçe Sarıtaş

Dilhane Söyleşileri / Tuğçe Sarıtaş

Havalar nasıl oralarda?

Uzun zamandır sert esiyor rüzgar gökyüzümde.

Masandaki en sevdiğin obje hangisi?

Siyah küçük bir vosvosum var, ders çalışırken arada atlar iki tur atarım hayallerimde. Ama şu ara onu masamda görmek istemiyorum, zor bir hikayesi var çünkü.

Seni en çok ne mutlu eder?

Beni en çok birinin tebessümüne vesile olmak mutlu eder özellikle de çocukların. Çocukla çocuk olup coşmayı severim

Peki en çok ne öfkelendirir?

Korkaklığa ve yapmacıklığa tahammülüm yok. Samimiyetsiz insanlara duvar olurum ve aynı hal tavırlara devam ederek duvarımı aşmaya çalıştıklarında bir miktar öfkeleniyorum. Birde zulüm karşısında susanlara öfkeyle hayret ederim.

Biliyoruz şu sıralar gönlüne takılı kalan bir şiir var, okuyucularımızla da paylaşır mısın?

Bu devranda safa-yı hatıra na’il mi kalmıştır. Felekten dağ-ber-dağ olmadık bir dil mi kalmıştır

(Bu dünyada işleri yolunda giden, gönlünün her istediği murada nail olmuş bir insan mı kalmıştır? Felekten yara üstüne yara almayan bir gönül mü kalmıştır?) NABİ

Şairlere ve yalnızlara neler söylemek istersin?

Hem dertliyim hem de şiir yazamıyorum, nasıl hafifler bu kalbin yükü üstad?

Çay mı kahve mi? Neden?

Çay. İçmediğim gün baş ağrısı yapıyor, o derece müptelayım. Mutluyum çay, öfkeliyim çay, dertliyim çay, yalnızım çay… Her anıma eşlik ediyor mübarek nimet J

Ya hani en son okuduğun kitapta bir cümle vardı içine oturan..

‘Çocukların katledildiği dünyada biz yaşamasak da olur. ‘ Adem Özköse- Esir

Güne ve geceye birer türkü bırak da öyle git.

İnsanoğlu gamdan hali değildir, her birini bir efkara yazmışlar… Grup Abdal- Ervah-ı Ezelde

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir