Dilhane Söyleşileri / Leyl-i Mercan

Dilhane Söyleşileri / Leyl-i Mercan

Havalar nasıl oralarda?

Bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin

Çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin.

Masandaki en sevdiğin obje hangisi?

Mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin

güze el değdirmeyen ellerin nerde.

Seni en çok ne mutlu eder?

Gönlüne kar yağdırıyorsa çocuk sesleri yetsin

Dikkat et hiçbir şey ıslatmasın namluları

Peki en çok ne öfkelendirir?

Hiçbir şey söylemeyen sözlere varmak için

Her şeyin sonuna kadar söylenmesi gerekti

Biliyoruz şu sıralar gönlüne takılı kalan bir şiir var, okuyucularımızla da paylaşır mısın?

Eve dön, şarkıya dön, kalbine dön

….

Evde anlaşılmaz bir tını

bilmem nereden gelir

uykumdan? kanımdaki çakıldan? unutkanlığımdan?

bilemem yahudi değilim

gizli bir yerde genizam yok

bilemem insan nerenin yerlisidir.

Şairlere ve yalnızlara neler söylemek istersin?

Çünkü her yerde bir göğün ufak kaldığı vardı.

Çay mı kahve mi? Neden?

“…ve oturdu mu masaya hakkını verir çay içmenin”(Zarifoğlu)

Masaya oturabilir olmak için çay gerekli. Mevzu uzun. Kahve boşalıp boşalıp dolamaz ya.

Ya hani en son okuduğun kitapta bir cümle vardı içine oturan..

Sular tutuştuğunda. (Cemal Şakar)

Güne ve geceye birer türkü bırak da öyle git.

Güne “değmen benim gamlı yaslı gönlüme”

Geceye de “işte gidiyorum çeşni siyahım” deyip gideyim öyleyse.

Beğen  1
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir