Cuma, Şubat 21, 2020
Dilhâne > Köşe Yazıları > Delikanlım

Delikanlım

Delikanlım;

Ömür, iki bez arasında geçen hayatın içerisine yerleşmiş zaman dilimi.

Birine kundak deriz, diğerine kefen.

Hep sorarım kendime, bu kadar yakınken ölüm; niçin ibret almaz beşer, bu aymazlık neden? Su akar, yatağını bulur, her şey aslına döner. Kabrimize atılan toprak da zaten ilk yaratıldığımız yerden…

Hatırla delikanlım;

Ana rahminden dünyaya geldiğin, yüzüne konan sineği bile kovmaktan aciz olduğun anı hatırla…

Hatırla ki; Rahim olan Allah yarattıkları içinde sadece bir yere kendi ismini verdi.

İman, amel ve ihlâs beklediği kullarına güneşi, ayı, bütün kâinatı hizmetçi kıldı; sayısız nimetleri ayağına serdi…

 

Sen delikanlım;

Sakın bu hayatta kimseye acı vermedim demeyesin!

Sen doğarken çektiklerini annenin dili nasıl söylesin…

Zahmette rahmet vardır, ama eziyet çekmeden vuslata ermeyi dilersen, boş yere ümitlenirsin nafile…

Ebedi saadet, sabır bineğiyle sıkıntı çölünden geçenlerindir; bu kervana sen de yetiş, kalkmadan son kafile…

 

Dinle delikanlım;

Hayat sadece yemek ve içmekten ibaret değildir. Zira bu haslet hayvanın tabiatında da var.

Şunu iyi bil ki; senin değerin kalbindeki niyetin ve zihnindeki hedefin kadar.

Hak yolda ilmini arttır, kendini daima geliştir.

Ama hedefine giden yolda sıkıntılardan korkma! Unutma ki; en ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir.

 

Bak delikanlım;

Sen sıcak yatağında uyurken dünyada neler oluyor. Bir yanda patlayan bombalar, bir yanda kıtlık ve kavuran kuraklık kol geziyor.

Bir yanda yavrusuna bir dilim ekmek arayan kadın, diğer yanda bir adam kopan bacağını arıyor…

Bu dünyada hayatı bitiren zalimler şimdi çıkmış Mars’ta hayat emareleri tarıyor.

 

Ağla delikanlım;

Bu dünyaya gelirken ağladığın gibi, hastane koridorlarını inlettiğin gibi.

O zaman açtın, susuzdun, belki menfaat içindi ama şimdi günahlarına ağla! Allah için pişmanlığına ağla! Birilerinden yardım beklerken hep, seninde birileri olduğunu unuttuğun için ağla! Yitirdiğin vicdanına, kaybettiğin insanlığına ağla!

 

Olmaz delikanlım;

Aşksız olmaz; kadere inananda keder kalmaz. Nasıl ki dava yerine heva peşindeki rehbere teslim olunmaz; ahlâkı güzel olmayan da hakikati bulamaz.

Ateş denizinde aşkla kulaç atan yanmaz, onun gülü hazanda bile solmaz. Bir diken acısına bin feryat etsen de, maşuk uğruna can verirken asla tereddüt olmaz.

 

Ses ver delikanlım;

Allah aşkına, varlığına inandıracak bir ses ver!

Bir körden, sağır, dilsiz ya da ölüden farkını gösterecek bir ses.

Haksızlık karşısında susmanın afetini en sonunda anlayacak herkes.

Kaderde ulvi bir maksat için hep keder çekmek varsa eğer,

Ebedi saadet için bir anı, inan bir ömre değer.

 

Sus delikanlım;

Madem konuşmayacaksın o halde ebediyen sus!

Sözün bittiği yerde diller lâl olur, kalpler mahpus.

Farzet ki hayat, insan için bir matematik işlemidir. Topla, böl, çarp ve çıkar,

Sen bu dünyada mal toplama telaşında belki günah, belki de sevap toplarsın. Ölüm meleği ruhunu teninden, gassal elbiselerini cansız bedeninden çıkarır. Varislerin malını bölerken kürekler dolusu toprak, kabirde ölüm gerçeği ile durgunlaşan yüzüne çarpar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir