Dilhâne > Yazılar

Çöl Güzeli, Meczup Bir Öpücük Ve Diğer Şeyler

Başını dizime koyup uyuyorsun. Şehir orda bitiyor, sonrası kum telaşı çöl… Karanlığı bölüyorum türlü bahanelerle, yıldızları çoğaltmak için. Acıları prova edilmemiş bir sevmek tarıyorum saçlarında. Ellerim kağıt kesiği, her yöne kanıyor. Kaçacak yer bulamıyoruz, toplum her yönden taşlıyor bizi. Sıkma canını çünkü maksat şiir değil, aşka yenilmek. Ağzında gül edebiyatı bir

Daha Fazlası

Müslüman’ın “Söylediğini Yapmamak ve Yaptığını Söylememek” ile İmtihanı

Geçtiğimiz günlerde merhum üstad Necip Fazıl Kısakürek’in vefatından kısa bir süre önce Ahmet Kabaklı ve beraberindeki bir grup arkadaşına verdiği mülakatın görüntüsü düştü internete. Konuşmayı büyük bir keyifle izledim, arada geçen tespitlerin bir kısmını da not aldım. Pek çoğumuzun farklı şekillerde ifade ettiği bir hakikati, üstad kendine ait müthiş dil

Daha Fazlası

Şemsi Paşa Camii

İstanbul’u İstanbul yapan semtler vardır. Yüzyıllardır değişmeden gelen bir mühür gibi şehre kimlik kazandıran mekanlar. Üsküdar İstanbul’dan 100 küsur yıl evvel fethedildiği için Türk ruhu daha derinlere sinmiş bir semt gibi gelir bana. Üsküdar Adeta İstanbul’un fethini hazırlayan beldedir. Muhteşem İstanbul siluetini tam karşıdan gören konumuyla bana sorarsanız belde-i salisenin

Daha Fazlası

Asayiş Bey Kemal

Anadolu’nun küçük bir şehrinde büyüdüm. O kadar küçüktü ki, şehrin ortasına kurulan yığma kalenin etrafını dönmek, şehrin tamamını turlamak gibiydi. O nedenle bizim şehirde “Git gel Konya altı saat” deyimi yoktu, bunun yerine “Haydi kalkın, şöyle 5-10 dakika şehri gezelim” daveti vardı. En geç 10 dakikada biterdi bu gezi. Kalan

Daha Fazlası

Emanetlerin Sığınağı; Emanet Şehir

Bir şair ruhu düşünün: “Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar, onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.” diyerek başladığı şiirine ‘Canım İstanbul’ adını veren… “Necip Fazıl’ın ruhuna rahmet olsun.” diyerek başlayalım biz de. Düşündüm de ne güzel ruhların sevgisiyle donatılmış bu şehir. Sevmek de yetmemiş onlara, kelamlarını sevdalarına vesile eylemişler. Kimi adına şiir demiş, kimi

Daha Fazlası

Bir Yol Hikâyesi

Geçtiğimiz günlerde bir öğrenci kafilesiyle günü birlik bir Ankara ziyaretimiz oldu. Bir güne koca Ankara'yı sığdıramazdık elbette ama yine de bir kaç güzel mekanı ziyaret etmek nasip oldu elhamdülillah. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan yolculuğumuz devam ederken yol boyunca bir kaç güzel şehre de selam verdik geçerken. Her mekanın kendine has

Daha Fazlası

Bir Kalbi Kusturmak

I Olamadıklarım yüzünden kendimi ne de yıpratıyorum . Huzurun içinde dembedem huzursuzlanan bir kelebeğim. Etrafında dönüp durduğum şey bir güneş mi yoksa ufak bir çocuk yalancı bir ışımayla beni mi kandırıyor? Ne yandan kaçmalıyım bu zindandan? Bir haritam varsa da terli ellerimle buruşturup hangi kalbimde unuttum kim bilir. Ansızın bulsam kabanımın cebinden

Daha Fazlası