Sizden Gelenler

Kapattığında gözlerini, kalp atışlarında hissetmek sevdiğini... Her atışta yanması, yandıkça daha çok artması sevginin...Sevmek, bir nevi hüzün makamında olabilmek... Bir sonbahar günü, daldan düşen yaprağın toprağa kavuşmasıdır vuslat ve belki bir çiçeğin solmasıdır hasret. Buluttan düşen her bir yağmur damlası, biz insanoğlunun haline bakıp ağlayışıydı belki de. Dağların titreyip yeryüzünü sarsması, denizlerin coşup dalgalanması, Hak karşısındaki acizliğin, kudretin büyüklüğü...
Bir genç düşünüyorum; Usame'nin yaşında komutan olmuş. Fatih'in yaşında çağ kapatıp çağ açmış, Bir genç düşünüyorum. Bir genç düşlüyorum; İbrahimi bir arayışta olan, Ebu Zer gibi teslimiyette bulunan, Bir genç düşlüyorum. Bir müslüman düşünüyorum; Ömer gibi adaletli, Ebubekir gibi dosdoğru, Bir müslüman düşünüyorum. Bir müslüman düşlüyorum; Kalbi mescitte asılı, Aklı-fikri ilim ile meşgul olan, Bir müslüman düşlüyorum. Saffet Kahrıman
İnsan dünyayı nasıl algılar? Bu, temel bir felsefi meseledir. Tarihin başlangıcından günümüze kadar insan, bu sorunun cevabını aramıştır. Birçok düşünür bu soruyla ilgilenmiş ve bu soruya hayata bakış açılarına göre cevap vermiştir. Bu düşünceleri ikiye ayırabiliriz. Birinci görüşe göre dünya beş duyu organımızla algıladıklarımızdan ibarettir. İnsan algılarıyla tüm gerçekliği bilir. Görebildiğimiz, ölçebildiğimiz ve hissedebildiğimizden başka bir dünya yoktur. Diğer görüşe...
Vehimlerim cin taifesi, Ziyâde olsun acım . Yanmak beni bekler, kızardı hem sacım. Ulu orta yanmaksa bu yanış , Makbul mü riyayla boyanış ? Katılır önüme sevda yüklü kervan, O giden başı alıp kan revan. Kimdir yüküme hamâl nedir kastı ? Olacak iş mi gözlerimi semaya astı . Yağmur yağdı ince ince serperek , Çölde kum arşınladım teperek. Görmeliyim dedim şu şecaatli genci, Tuttu beni ansızın şefkatli sancı. Beni bende örtüp beni...
Yoksa tek midir o umut Herkesin farklı sandığı Duygularla peşinde koştuğu Sorsan sonsuzca farklı isimdir Sorsan kimse benzemez kimseye Bunca farklı hikayedir Ama bir aynılık var inkâr edilen Aynı şekilde seviyoruz Aynı şekilde soğuyoruz Aynı şekilde doğuyoruz Aynı şekilde ölüyoruz Birinin yaşaması özetidir aslında Bunca yaşanmışlığın Sımsıkı sarıldığımız şu minik his Nasıl da genişletiyor gönlümüzü Korkusuzca karşısındayız işte hayatın O tek umudun etrafında Emre Doğan
Yıllardır yürüyorsun bir bakıver arkana Ufukları süzemez göz yarım kalır bir gün Yaşadığın gördüğün çektiklerin bir yana Kül örter hasretini köz yarım kalır bir gün Ya kader oltasında ya keder ipindesin Sonsuz ihtirasların bitmeyen dibindesin Acılar mevsiminde zemheri tipindesin Her zerresi hisseder öz yarım kalır bir gün Dünya nimetlerini tadıyla yiyemezsin Canın atlas yün ister sırmalar giyemezsin Ten ile ruh ayrılır “gitme kal” diyemezsin Kirpiklerin nemlenir söz yarım kalır bir...
Ayın ziyasını arkama alıp Gölgemi sınadım seher vaktinde Yorgun gözlerimden uykuyu çalıp Kendimi kınadım seher vaktinde Yoldayım her gece mecalsiz fersiz Tenha caddelerde mumsuz fenersiz Yarin sokağına varıp habersiz Gezdim adım adım seher vaktinde Karanlık zifiri yollar dolaşık Hercai rüzgarın aklı karışık Camda bir karaltı lambada ışık Görmeye inadım seher vaktinde Kapılar sürgülü camlar örtülü Sessizliğe inat gök gürültülü Yüzünü göreyim arala tülü Sensin tek muradım seher vaktinde Çekilsin perdeler tükensin gece Seçilsin eşyalar inceden ince Her...