Sizden Gelenler

Ey küçük kalbime düşen büyük sevdâ büyüt beni Yer açabilmek için sana genişlet kalbimi Arındır bendeki bu katran kiri Mücellâ nûrundan bir pay ver ey sevgili Aşayım tüm engelleri, taşırayım enginlikleri Mahkûm etme gölgeler dünyâsına beni Göster hakîkat âlemine giden kervanın izini Esîr etme hudutlu aklımın hudûduna beni Ver hür ruhlu atlarına kalbimin, ver dizgini Sonsuzluğa açılan ufkun ver kilidini Mesken tutamam, teskîn olamam, yırtamam bu perdeyi Mesken ol, teskîn...

Arayış

0
Çok uzaktan bir ışık, gözlerinde parladı, Her kıvılcım bir ıslık; gel, der gibi ağladı. Sanki rüzgar misali, esti gitti genç adam. Zîya ile visâli, tamam oldu tastamam. Gerçeklik oldu tasa, gerçeğin de gerçeği. Duydukları hep posa, şimdi gözde merceği; Yakın tuttu, yaklaştı, hakîkat ateşine. Akıl uçtu, göz şaştı, düştükçe hep peşine. Tılsım, tılsım doğruluk; tutar kaldırır dağı. O'na doğru yolculuk, sırra değmek parmağı. Yetmez dedi, genç adam, doğru dedi, doğrusu. Yandıkça sırılsıklam, kesildi her...

Yoksun

0
Dimdik duruyor sancılarımız Yüreğimize battıkça kanatıyor Bir ceylan misali heyecanla ıssızlığa Bir matemin peşinden koşuyor. Sulara kazınmış derimiz, Nereye baksak her yerde her an iz Ve biz çocukları dünyanın Göğün şahlanan atları Anaların gönül taçları Kahkalara boğan neşeleriyiz  gözün yaşlarında. Susturduklarımız cennet için Aşk için birikir odalarında erdemin Yüreklilik berekettir aş bekleyen yetimlere Bir gül iliştir gözlerindeki kelebeklere Ki kuşlar kırıntılarıyla beslensin merhamet denizinde. Siz ki esaretin çocukları Elleriniz, siz, isminiz Buhranın kapılarında şifa bekleyen Nefessiz ve...
Bir mavi uçurtmayım çocukların elinde, Gezerim şehirleri talihimin yelinde. Çocukların yüzünde artsın diye tebessüm, Hayallerini taşır ince çıtalı göğsüm. Gökte arayıp dururken bilemedim yittiğimi, Belki bulurum sandım, yerde kaybettiğimi. Boğuştukça rüzgârla eriştim yükseklere, İçimdeki derdi gamı sattım mavi göklere. Hatıralar takılmış rengârenk kuyruğuma, Kopmuşum kayıtlardan, kim karışır buyruğuma. Recep Şen
Dalınca ışığına boğulur gecelerim, Gözlerimi kırpar nefesimi tazelerim, Belki bir gün yorulur ama Nuruna doymaz gözlerim. Derdi olanda bakar sana sevinci olanda, Ne hikayeler saklıdır tepelerinin ardında, Çocuklar var mı sokaklarında? Ben öyle hayal ettim bırak oynasınlar orada. Bazen bulutlar girsede aramıza, Gök gürüldeyip kızsada bana. Darılmam ben sana, Işığın hep yanımda. Duru güzelliğin, Sade ve samimi rengin, Yıldızdan alemlerin, Mehtabında saklı gelinliğin, Sonsuz tekbirlerin var senin. Sahi yok mu mevsimlerin ardısıra, Sanki kar yağmışta hep kış...
Ağırlaşan dertlerimin merhemi sende, Karanlığın gölgesinde ışık saçan nur. Muhabbet bağında salkım salkım üzümler, Aşk şarabının mey kokan mâyisi sende. Leyla'daki görünse de bilinmeyen sır, Mecnun'daki çölleri gülşen eden şarap. Ferhat'taki dağları delip geçen hasret, Şirin'deki on dört günlük ay cemâl sende. Ebr-i nisanda çisil çisil yağan yağmur, Ağustosun ortasında ıslanan toprak. Seher vakti gözlerine doğan o güneş, Anaların doğurduğu periler sende. Yâ Rab, sonu sonsuz yokuştur ki bu yolun, Dalgıçların geçmediği...
Zamanla unutulur güzelim hatıralar, Sis perdesi çekilir, lâl olur orkestralar. Şair kurcalar durur mazi denen toprağı, Hani şimdi nerede kuruyan gül yaprağı? Güz yağmuru başlar yitenlerin ardından, Hayal olur bildikler, söz edilmez adından... Değirmenin çarkında un ufak oluverir, Eski resimde dostlar öylece kalıverir. Gidenler unutulur, burası dünya, bilinmez; Vefa bekleme sakın, bu pazarda bulunmaz! Hatıraları taşır ufuklarda bir gemi, Uğramadan limana, gezer cümle âlemi. Her günüm böyle biter, gelmez olur beklenen, Hicrandır...
Bir insan sevdiğine nasıl açılır. Ya da kim hislerini sadece kelimelerde karşı tarafa aktarabilir. Böyle bir yazıya Nasıl başlanır yani nasıl hitap edebilirim inan bilmiyorum. Yani sana.. Söz konusu sen olunca cehaletim artıyor. İnsan yanım bir yana, kadın yanımla hislerini böyle ulu orta yere dökmek biraz da zor geliyor.. Bu satırları yazarsam ya da Bir dağ tepesine çıkarsam...