Dilhâne > Şiirler (Page 2)

İçimizdeki Maziden Bin Yıllık Keşifler

Sırça köşkün kapıları kimlere sırt çevirdi Bir yağmur için bin dev ile gök kubbeyi devirdi Kuşların kanatlarında semer yarası buldum Bir ince tüy, bu yükü nerelerden getirdi Çırpınışlar, yalın sevdaların dik yamaçlarında Her kayboluşunda ne caddeler ne sokaklar belirdi Yalnızlık, kâşifler doğururmuş ancak Her döndüğü köşede kaç ülkeye gelirdi Yazlar ki kışlara sarılırken delirdi Kaç buzun içinden kaç çiçeği

Daha Fazlası

Bu Kaçıncı Eylül

Sevdalar Eylül'de maya tutar İlkbahar besmelesidir yaşamın oysa Kundaklarda bebeler Eylül'le nikâh kıyar Allah'a ısmarlarken analar Heybesinde morfin taşır on yedi yaş Kıyısında konaklanan Eylüller hatırına Sıcak simit, demli çay aşkına   Masada bir baş soğan, sobada tezek... Gün sayar zindanlarda şarkî türküler İnfaza namzet tümceler bekleşirken sırada Öylece anadan üryan, yamalı her hâl   Ah leylim, bu kaçıncı Eylül Hangi notaya dokunsam, o

Daha Fazlası

Muhabbet Mülkünün Tapusu Yunus

Muhabbetle bizi bize bağladın, Şiirinle kökü öze bağladın, Aşkın esrarını söze bağladın, Sevgi diyarının kapısı Yunus, Muhabbet mülkünün tapusu Yunus.   ‘Sevin, sevin’ diye hep üstelerdin, Soylu duyguları sen bestelerdin, Her bir dörtlüğünde gül destelerdin, Güzel Türkçemizin sultanı Yunus, Hoşgörünün kutsal vatanı Yunus.   Bu dünyanın varlığına kanmadın, Benlik ateşine düşüp yanmadın, Dergâha hizmetten hiç usanmadın, Hak yolunun sabır yokuşu Yunus, Cennet güllerinin kokuşu Yunus. Bu dünyanın

Daha Fazlası

Siyah Çocuğum Ben!

Ben: Siyah çocuk. Geniş çöllerin ve derin denizlerin öksüz evladı. Yolunda akrepler, yılanlar… dillerinde zehir, Rüzgarın semada ve yerde fikr-i ilminde sır, Sürgün ülkelerin her daim yabancısı, hem dem kiracısı: siyah çocuğum ben. Sen: beyaz kralın kızı. En güzel boya Allah’ın boyası iken, Ne siyah kalabilmiş ne beyaz olabilmiş âraf, sen! Yüreğinde Afrika çölleri saklıyken, Tacını, Endülüs misal gurbet

Daha Fazlası

Sen

İzbe kalır inkâr edersem varlığım, Sükut yüklü çehreyle beklediğimsin. Issız dağlarda hare saçan ışığım, Yakamozlu sığ sularda düşlediğimsin. Haşyetin gölgesinde tek sığınağım, Vakitsizce şahlanan toy kısrağımsın. Duaya teşne lâl dilimdeki tutsağım, Heybemde saklı kalan yol azığımsın. Asumanın gölgesine saplanmış mızrağım, El değmemiş pirüpak sancağımsın. Gözlerinin kuytusunda canlanan yanardağım, İlmik ilmik örülen hasret ağımsın. Bir bakarsın cemre düşen toprağım, Bazen zemheri soğukta oluşan buzdağımsın. Erbain

Daha Fazlası

Demokrasi Meydanı

Karanlık bir geceydi 15 Temmuz günümüz, Sokakta, meydanlar da milli yürüyüşümüz, Birlik ve beraberlik bütün Vatan elele, Al yıldızlı bayrağa feda olsun ömrümüz. Bayrağımız boyanmış şehitlerin kanıyla, Göklerde dalgalanan ay yıldızın şanıyla, Türk insanı savaşır imanıyla canıyla, Kimsenin gücü yetmez bu vatanı yıkmaya. Allah'ım ayırmasın bizleri bu Vatandan, Bu Millet hesap sorar ülkesinin satandan, Korksunlar bu ülkeye göz diken teröristler, Mermiye

Daha Fazlası

Adının Yanına

Kır çiçeklerine dokunuyor ellerin, Bahar gelmiş coğrafyamıza. Biliyorum umutlu şarkılar söylersin Bembeyaz göğü saran bulutlara. Dünya bir başak tarlası; Bir ektiğin bin olur burada. Zalim bir düzen var diyorlar Nerededir, kaç yaşındadır mesela? Dünyaya bir kanaldan yayılmış diyorlar Annene sarılır gibi sarıl umuda. Bilmenin sırrına erdi insanlar! Aciz kaldım insanların yanında. Bahtın karanlıkta olmasın Şefkatin ay gibi aydınlık saçsın adeta Kötünün yeri, senin yören

Daha Fazlası