Dilhane > Şiirler

Şimdi İstanbul Ağlar

Sen gittin Bulutlar hüzünlü Şimdi İstanbul ağlar Hak etmediğini yaşar Gözümü açtım yeni güne Dünün unuttuğu yenilgiye Şimdi İstanbul ağlar Hak etmediğini yaşar Her yanı sardı serinlik Bu şehri kapladı sensizlik Şimdi İstanbul ağlar Hak etmediğini yaşar Hani çiçek böcek kuş Tüm baharlar hep unutulmuş Şimdi İstanbul ağlar Hak etmediğini yaşar Sînem hasretinle yanar Her solukta adını anar Şimdi İstanbul ağlar Hak etmediğini yaşar Bahsedilen her söz her kelâm Sanki sensin

Daha Fazlası

Hira’nın Kalbi

Yârin selamında, gözlerim kutlu semada Rahmet'in o emrini aldı, Hira’nın kalbi Yıldızlar, salavat ediyordu Mavera ’ya Ebu Bekr'in(r.a) sesini duydu, Hira’nın kalbi Kıtalarca yayıldı ashab, bir zafer için Hurma dalları büküldü, sana saygı için Hüküm yeniden yazıldı, son kurtuluş için Osman’ın (r.a) gözlerini gördü, Hira’nın kalbi Yüzbinler cehan yapıldı, bir hancı namına Ebabiller dize geldi, o belde adına Adalet, yeniden

Daha Fazlası

Umutsuzluğu Umutlandırmak

Ve bir kalem kırıldığında Uzayıp kıvrılmakta yollarım. Kırgınlıkların ayazında Yıkılmakta yorgun umutlarım. Kokarken her yan nergis, Şehir gölge, insan akis; Karanlığı örterken sis, Kırılmakta yorgun umutlarım. Ne üzül, ne de hâlime yan Anarsan bir kez adımı an İçimde parçalanırken zaman, Durulmakta yorgun umutlarım. Şehri izlerken tepeden mehtap, Uyumakta gözleri ahu afitap. Düşlerimle dizilmiş her kitap, Okunmakta yorgun umutlarım. Neyi gizledi ardında perdeler, Neyi düşler ve neyi irdeler? Ve

Daha Fazlası

Çocukluk

Gel içeri. Yüreğimin kıyılarına vuran masalları okuyacağım sana çocuk. İnce bir yol bulup giden zamana inat, Kırlanangıçlardankorkan yüreğinde; Bir heyecan kopar bilirim.. Ah geri aksa şu zaman mevhumu! Ah bir geri aksa, babamın omuzlarına çıkmak isterdim sadece. Oyuncaklarım sizlerin olsun. Bana hakikat lazım Oyuncaklarda eskiyor. Annemin balkondan "hadi içeri" demesinin Hüznünü istiyorum. Babası biraz geç kalsa balkonda gözü yaşlı bir çocuğu

Daha Fazlası

Buldu Mu Kalbin

Derdim gam yüklü dağlarda görünür Toprakla suyun sevdasında görünür Bir âmânın hislerinde görünür Ne bilsin gâfil olan bu derdimi? Dertsiz bir kalpten çok zarar gelir Yeryüzüne akan gözyaşları bunu bilir Kimsesiz yaşayan yürekler de bilir Sen kaybetme ey kalbim bu derdini. Kutlu bir muştu süzülür ufuklardan Müjdeler çağlar kalbimin pınarlarından Gözlerimin şahit olduğu her mekândan Adın yayılır; çıkarır aydınlığa bizi.

Daha Fazlası

Sonsuzluk

Ey bu sonsuzluk ey bu hülya, Seni aşıklar gökyüzünden atsın. Nasibe pranga vurmuş güya, Zihnimde uçan kelebeklerin batsın.   Duman duman çehreme hayat bul, Çıkar içimdeki aşk mahiyetini. Aşkı pare pare yaşarsa kul, Hiçlikte bulur hidayetini.   Sualler karmaşık, gönüllere dolaşır, Çiçekler solar cesetlere karışır. Ey bu sonsuzluğa rahmet yaraşır, Rahmet isteyenler yayarlar ayetini.   Karanlık kalpler gazapla yıkanır ancak, Kalbini aşka teslim eden neylesin. Sonsuzlukta toplanmış

Daha Fazlası

Sen

Gözlerimdeki ışık, yüreğimdeki sızı, Acı-yan yaram, âlemdeki yalnızlığımsın… Sen! Hiç duyulmayacak haykırışlarım, Gönlüme akıttığım, kanlı gözyaşlarımsın… Sen! Sonu olmayan gecem, gerçekleşmeyen rüyam, Tükenmeyen ümidim, aydınlığımsın… Sen! Diyar diyar gezip de bulamadığım, Bülbül-ü şeyda, ah-u zarımsım… Sen! Açmak için güneşi beklemeyip, Kalbimdekök salan,boynu bükükgonca gülsün… Sen! Semadan dökülüp üzerime yağan, Kar taneleri, yağmur damlacıklarısın… 10 Sen! Rüzgârın savurup, bulutların getirdiği, Dağlardan vadilere dökülen, bir avuç toprağımsın… Sen! Hem gözü, hem gönlü yakan, Giyilmesi mümkün

Daha Fazlası