Ana Sayfa Kitap Tahlili

Kitap Tahlili

“Vakti gelen her yolculuğu, bir başka yolcunun gelmesi başlatırmış. Vakti gelen her bilgiyi, müthiş merakların iştiyakı ortaya çıkarırmış...” Dünyada ne kadar insan ve ruh varsa, Allah’a giden de o kadar yol vardır. İlk insandan bu zamana kadar, her yolun sonu aynıdır. Kimi bir hikayeye tutunur, kimi bir hikayeyi başkasının vesilesi ile bulur, kimi bulmaya yakındır, kimi işlenmiş bir saatin son...
İnsan birkaç kere vurulur. İnsan birkaç kere kendinden vurulur. Hatta vurulunca kalbi dağılır. Ama ölmez. İnsan kendinden vurulunca karanlığın yırtıcılığı ile baş başa kalır, nefessiz kalır, gönülsüz kalır ve sabah olmayı bilmez. Böyle başlamaz mı insanın kendi kuyusuna inmesi. Ya bir taşı kafasında hissetmeli ya da yüreğinde. Ama bunu bir seferde hissetmiyoruz Aziz okur. Ruh birkaç kere parçalanmalı, hayat...
Yazar: Mustafa Kutlu Türü: Hikaye Yayınevi: Dergah Yayınları Hani Tolstoy, Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre yabancı gelir, der ya Mustafa Kutlu da şehri keşfetmeye başladığı sırada karşılaşır Sami Bey ile. Yeni insan ile tanışmanın sevinci ile dostluklar kurulur. Masaya evvel ve ahir dökülür. Bir çay biter yenisi doldurulur hesabı anlatılır da anlatılır...
Merhabalar… Her zaman olduğu gibi bu yazıya da nasıl başlayacağıma bilemeyerek başlıyorum. Bu yazar olamamızın bir izdüşümü işte… Her zaman tutuk, her zaman bî-tâb bir başlangıc ve her zaman ne yazarsam yazayım, iktifâ etmeyeceğim cümlelerle dolu yazılarım. Âh; hiçbir şeyi beceremediğim gibi yazmayı da beceremiyorum ya; lütûf sahibi dergi sahipleri yazar diye bizden yazı bekliyorlar… Bu iç sesimle kalemimin ufak...
Bir Hikmet Romanı: Mâvera Bu yazımda Serdar Üstündağ’ın "Mâvera" romanından bahsedeceğim. Evvelden bir özürle başlamak istiyorum yazıma… Bir yıldır kitaplığımda, iki aydır masamda "okunacaklar" sırasında beklemesine rağmen ancak sıra verebildiğim için hem Mâvera’dan hem yazarı Serdar Üstündağ’dan bin özür dilerim. Evet, kitapların bir kaderi vardır. Okunmasının, başlanmasının, bitmesinin, hissettirdiklerinin, anlayabilmenin, sevebilmenin… Ama yine de bu kadar bekletmemeliydim diye hayıflanmamak elde...
Kötülerin Kendine Yer Bulamadığı Kitap: Yürekdede ile Padişah… “Bir varmış, bir yokmuş. Çok zaman da değil, şunun şurasında sadece birkaç asır önce, köylerden birinde yaşlı bir adamla karısı yaşarmış. Köylülerin tabiriyle ‘sehil’ bir yerdeymiş bu köy. Yani kış aylarında muhafazalı olurmuş, korunurmuş evler soğuk rüzgârlara karşı. Kışı iyiymiş iyi olmasına ama yazın durulmazmış buralarda. Boğucu bir hava, aşırı rutûbet… Nefes al...
Okuduğumuz her kitap, izlediğimiz her film günlük hayatımızda karşılaştıklarımız ya da gelecek bir zamanda karşılaşacağımız olayların bir ön pratiğini sunar. Bizler okuyucu olarak ön pratikleri bir sis perdesinin arkasına gizlenmiş imgeler biçiminde fark etmeden hayatlarımıza dahil ederiz veya imge etkileşimlerinin tersine hareket etmeye çalışırız. Umberto Eco 'Yanlış Okumalar' eserinde, bir eserin eleştirisinde: "Eleştirmen gözden geçirdiği yapıtların gerçek biçemsel değerini incelemeye...