Yazılar

Bozkırın Gür Sesi – Cengiz Aytmatov

Cengiz Aytmatov 1928 yılında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e bağlı Talas vadisinde yer alan Şeker köyünde doğdu. Memur olan babası 1937 yılında Stalin’in temizlik harekâtında öldürülenler kurbanlar arasındadır. Annesi çeşitli memuriyetlerde bulunmuş ve dört çocuğunu kendi başına büyütmek zorunda kalmıştır.

İkinci Dünya savaşının yokluk yıllarını babasız geçiren Aytmatov çocuk yaştan itibaren çalışmaya başlamıştır. Bu yıllarda köy sovyeti kolhozu sekreteri ve vergi memuru olarak çalışır. 1946 yılında Kazakistan’da bulunan Veterinerlik Teknik Okulunda eğitim almaya başlar. 1948 yılında Kırgızistan Tarım Enstitüsünde çalışmaya devam eder.

Aytmatov başarılı bir edebiyatçı kimliğinin yanında insan ilişkileri ve yüksek temsil kabiliyeti sayesinde devletin çeşitli birimlerinde görevler alır. “Gün Olur Asra Bedel” adlı romanının sinemaya uyarlama çalışmalarının devam ettiği sırada Tataristan’ın Kazan adlı şehrinde rahatsızlanmış ve hastaneye kaldırıldığı Almanya’nın Nürnberg şehrinde 9 Haziran 2008 tarihinde vefat etmiştir.

Hem Türk edebiyatında, beraberinde Kırgız ve Rus edebiyatlarında da büyük bir saygınlığa sahiptir. Türk hayatına dair yaşayışları en ince ayrıntısına kadar değinir. Onun eserlerinin muhtevası millet hayatını esas alır. Türklerin yıllar yılı savaşlarda esirlik ve at üzerinde geçen hayatlarından bizlere portakal tadında kesitler sunar. Bu bakımdan milli-kültür değerlerinin bir hazinesini milli sosyal hayatın renkli ve teferruatlı bir tablosunu çıkarır.

Toplumun yaşadığı buhranlar- sıkıntılar ve acıları yalın, lirik bir dil ile okuyucuya sunmuştur. Türklerin var olduğu ilk andan itibaren hür ve özgür kalabilmek için bu yolda neleri feda ettiklerine dikkatleri çeker. Türklerin alp insan tipinin en yükseği olduğunu görürüz. Bunda da dinin etkisi yadırganmayacak kadar fazladır.

Toplum hayatında kadının varlığı büyük bir önem teşkil eder. Hemen hemen her eserinde savaşta olan eşini bekleyen bir kadın tipini işler. Bunun üzerinde ince ince durur ve bu kadın girifttir. Bize sunulan bu kadın sadık – çalışkan – vefalı- yüksek ahlaki değerlerle yoğrulmuştur. Bazen çocuklarına aş pişiren bazen ise uçsuz bucaksız topraklarda at koşturduğunu görürüz. Kadın sosyal – kültürel anlamda hayatımızın her anında bize eşlik eder.

Eserlerinde bulunan diğer bir vasıf ise tabiattır. Onun tabiatı durgun sakin değil tıpkı kahramanları gibi canlı ve coşkuludur. Tabiat beraberinde hayvanları getirir. Hayvanlar, insan hayatına karışırlar. İnsanların yaşamış oldukları ruhsal durumlardan hayvanlar da etkilenirler.

Özellikle en belirgin olanı attır. Türklerin savaşçı ve göçebe bir hayat sürmelerinden dolayı at onlar için en önemli ulaşım ve savunma vasıtasıdır.

Kaleme aldığı eserlerde bizlere Orta Asya’nın coğrafi unsurları hakkında bilgiler verir. Türk ailesinin yapısını, aile ilişkilerini ve töre geleneklerini derinden hissedersiniz. Onun dili üslubu sanki durup hayattan bir fotoğraf karesi görüyormuşsunuz hissi verir. Durup düşünmenizi sağlar. Geçmişte ne çok acı yaşandığı ve bunların yaşanmaya devam ettiği ve gelecekte de yaşanacak olması size derin bir hüzün verebilir. Asıl mühim olan ki insanların bunları ne kadar da çabuk unutmasıdır.

Hayatı boyunca kaleme aldığı eserlerinde gördüğü hiçbir şeye ilgisiz kalmamıştır. Olayların değişik yüzlerini eserlerine yansıtmıştır. Aytmatov geçmişin kültürünü günümüze ve geleceğe aktarmada birer köprü görevini üstlenmiştir.

Yazar Hakkında

Fatma Aslan

Yorum Yaz

Yorum Yazmak İçin Buraya Tıklayın

En Çok Okunan Yazılar

Ekim Sayımız Yayımlandı

Herald

Ekim sayımız yayınlandı. 10. sayımızda "Gönül" dosyası ile okurlarımıza merhaba diyoruz. Şakir Kurtulmuş ve Mahmut Bıyıklı ile yaptığımız söyleşiler Ekim sayımızda.

Hemen Oku!