Bir İnsan Bir İnsanı Ne Kadar Özleyebilir?

Bir İnsan Bir İnsanı Ne Kadar Özleyebilir?

Bir insan, yağmuru bekleyen çöl toprağı gibi başka bir insanı özleyebilir. Özler de elinden ne gelir? Sızlanır, ağlar veya uykuları kaçar. Özleyen bu hâldeyken, özlenenin umrunda mı? Değil tabii ki. İnsan çok sevmez, çok kızmaz, çok üzülmez ama çok özler. Hiçbir insan elinin altında olan, kolayca ulaşabileceği bir şeyi özlemez. Kolayca nefes alan birisi nefes almayı özlemez. Yürüme eylemini kolayca gerçekleştiren birisi yürümeyi özlemez. İnsan rahatça ve saatlerce uyuyabileceği bir ortamda uykuyu özlemez, şartların uygun olmadığı, uyumaması gereken ortamlarda uykuyu özler. Hiçbir insan yağmuru özlemez. Islanmayı sevmez. Oysaki çatlaması için yağmura ihtiyacı olan, yağmuru özleyen tohumu düşünmez. Sağlıklı bir insan sağlığını özlemez. İnsan bazen elinde olanları özlemez. Bazen de kendine uymayanları özlemez. Yaz, kışı özlemez. Bir mevsim vardır aralarında hasret gidermesi gereken bir sonbahar. Ak ile kara özlemez birbirlerini, zıttır. İki insan birbirinin dengi değilse, özlemez, gerek duymaz. Bir insan bir insanı nefesi kesilmiş adamın oksijeni özlediği kadar özleyebilir. Tekerlekli sandalyeye mahkum adamın, yürümeyi özlediği kadar özleyebilir. Özlenenlere!

Beğen  
Önceki Yazı
Yazar

1998 yılında Nevşehir'de doğdum. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimimi Nevşehir'de tamamladım. 2016 yılında Ahi Evran Üniversitesi Türkçe eğitimi bölümünü kazandım ve eğitimime devam etmekteyim. Şiirin insanları ruhsal olarak doyurmada bir araç olarak kullanılmasından yanayım ve bu sebeple insanların kulaklarına değil ruhlarına hitap etmeye çalışıyorum. Bu dünyaya bir iz bırakmak ve hatırlanmak adına naçizane yazıyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir