Ben Ne Yapacağım

Gittin. Kuşlar kendileri ile ilgili her şeye küstü, söyle neden ?
Müteessir oldukları ne varsa , direnmek için bir sebepleri kalmadı kuşların artık; aşılmayacak duvarlar bıraktın ardında .
Niçin ? Bunca olanlar karşısında neydi dudaklarından dökülecek o sözler ?
Benim hâlimi sana izâh edecek kelimelerim hiç olmadı, sadece sus; kuşlar artık uçmak istemiyor ..

Kendine mesken edindiğin ” benden ırak her yer ” madem ki Cennet sunacak sana, git.
Sığınırım ben payıma düşen her söze, aldırmam yüreğimdeki zilletlenmeleri hiç.
Bir bilsen neler yapar , nasıl uçar bu kuşlar; sesinin değmediği her yerde bir kıyamet bu aralar ..

Sanıyor musun bir gün gönlüm dâhi isminle yeni yelkenler açacak başka denizlerde kaybolduğum gibi, bulamam kendimi bu aralar, biraz da kırgınım olmayan her şeye diyordum ya işte, gördüğüm her düşe bir ” Merhaba ” deyişinin karşılığında ben kendi gönlümü çoktan serdim senin bir nefesine .
Gel ve sesin kuşlara değsin. Biliyor musun , benim sesimden ilk defa irkildiler senden sonra . Onlara ” gelmeyeceğini ” çoktan söylemişsin gibi. Söyledin mi ?

Gülümsüyorsun. Dünya bir dakikalığına yeşeriyor . Huzurun şahikasına erdiğim günlerden geriye kalan bir sonbahar yaprağı. Müjdeler olsun zâtına, hiçbir kuş arkadaşım olarak yanımda değil bundan böyle . Şimdi söyle; ben ne yapacağım ?
Geçtiğin yollardaki kokunu içime mi çekeyim, onu geçenlerde yapmıştım . Kokunu hissettiğim her an târumar olma duygusunu da bilmezsin ki sen ? Beni sana bağlı kılan her ne varsa, bugün biraz daha canımı yaktı . Kendim ile sana ne diyorum biliyor musun ? ” Ben ne yapacağım” ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir