Beklenen Türk

Adalar denizinden, Altayların daha ötesine kadar at saldık, hükmettik cihana.
Nizamı âlemle çıktığımız bu yolda gemileri yürüttük karadan. Sevgilisi ağzından müjdeledi bizi yaradan.

ABD, RUSYA, İRAN
Dünya’nın üç büyük gücü.
ABD, 2. bir Afganistan planıyla Suriye’de.
İran, 2. bir Irak planıyla Suriye’de.
DAEŞ, PKK/YPG, EL KAİDE, HİZBULLAH v.b Silahlandırdıkları terör örgütleriyle Suriye de hakimiyet kazanan bu iki Devlet her zaman ve her yerde sinsi planlarıyla mazlumlara zulüm etmekte.
Silahlandırdığı Terör örgütlerinin komutasına kendi askeri yetkililerini yerleştiren bu devletler kendi askerini kaybetmiyor, olan para ile satın alınmış gerillalara oluyor.
ABD kendi askeriyle Irak’ı işgal ettiği yıllara bakacak olursak eğer karşısında tüfeklerle kendini savunan mazlum halk tarafından yüzlerce kayıp vermiş, son teknoloji silahlarla birlikte yok olan yüzlerce ABD askeri dünyaya rezil rüsva olmuştur. Bu nedenle böyle kirli bir planı devreye koymuşlardır.

Rusya KBB istihbarat birimiyse bu odakların komuta merkezinde yer alıyor. Dünya’nın en büyük istihbaratına sahip olan Rusya her yerde ajan ve muhbirleriyle lider konumda.
Ecdat boşuna demiyor;
Moskof Gavuru. (En azılı gavur)

Bu kirli odaklar 70’li yıllarda Türkiye’de kurduğu paralel bir sistemle Devletin bütün konumlarına sızmış ve Türkiye Devletini bizzat kendileri yönetmeye başlamıştır. 12 Eylül 1980’de Askeri Darbe ile Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü parçalamıştır.
Zaman gazetesinin Eki olan Sızıntı Dergisi Eylül sayısında (1980) Şimdi ki FETÖ/PYD Silahlı Terör Örgütü Lideri olarak bildiğimiz F. GÜLEN Son Karakol başlıklı makalesinde, K.EVREN Paşaya Ordu yönetime el koymalı mesajını veriyor ve 12 Eylül Cuma günü, cuma saatinde Ordu İhtilal yapıyor.
Binlerce Türk genci sağ/sol görüş ayırmaksızın işkencelere maruz kalıyor, dar ağacına asılıyor.

Hemen hemen her bölgede Türk-Kürt ayrıştırılıyor. JITEM’IN Güney Doğu bölgesinde yaptığı katliamlarla, 1974 Kasım’ında Ankara’da Demokrat Yüksek Öğrenim Derneği (Kürdistan İşçi Partisi) adı altında kurulan kurumun silahlandırılıp Bölücü Terör Örgütüne Gerilla temini yapılması sağlanıyordu. Bu örgütün lideri APO (Abdullah ÖCALAN) bizzat JITEM tarafından yönetiliyor.
Bununla beraber yine darbeden hemen sonra Diyarbakır Vahdet Kitap evinde JITEM tarafından oluşturulan HIZBULLAH terör örgütü ortaya çıktı.
O günlerde JITEM Bu gerillalar için, PKK’nın baskısına karşı çıkan bir kaç dinci grup olarak isimlendirdi medyada. Perdenin arka yüzü hiçte öyle değil aslında.
90’lı yıllarda Şırnak’ta yaşayan bir itirafçıdan dinliyoruz;

Önce PKK iniyordu köye.
Teker teker tüm kapıları çalıyor ve erzak istiyorlardı. Verenler, destek çıkanlar oluyordu elbette. Vermek istemeyenlerden de zorla alıyorlardı. Evinde hiç erzak olmayanların küçük çocukları varsa, küçük çocukları alıp kaçırıyorlardı.
Köyün tepesinde bir kuyu var. O kuyunun başında Hizbullah bekliyor. Köy meydanında PKK’nın halka yaptığı zulmü seyrediyorlardı.
HİZBULLAH’IN hemen arkasında da biz vardık. (JITEM)

PKK’dan sonra HIZBULLAH iniyordu köye. PKK ne yaptıysa aynısını HIZBULLAH yapıyordu. Onunla da kalmayıp PKK’ya erzak verenleri infaz ediyor, evlerini gasp ediyorlardı.
Bütün bunları seyrederken biz kendi zamanımızı bekliyorduk. PKK ve HIZBULLAH’ a geçit verdik ve köye indik.
Bütün köy halkını meydana çıkardık. Hepsinin evini didik didik aradık. Halk yere yatmış vaziyette elleri arkadan bağdaşmış halde duruyorlardı. 10/11 yaşlarında bir çocuk kalkıp kaçmaya başlayınca, bütün arkadaşlarımla birlikte çocuğun üzerine kurşunlar yağdırmaya başladık. Çocuk için kim kalksa tarıyorduk hemen. O gün bir katliamdı yaptığımız. Halk, Devlete karşı kinlenmişti ve PKK Nüfus açısından çoğalmaya başlamıştı.
Abilerin isteği de tam olarak buydu…

/ 90’lı yıllar Türkiye’nin en karanlık yılları olmuştur. 2000 li yıllardan sonra Türkiye yavaş yavaş kendini toparlamaya başlamıştı.
Ancak bir yandan FETÖ bir yandan PKK her taraftan Devlete saldırmaktaydı.
Bu durum pek fazla sürmedi. Cağ açıp, çağ kapatan Türk’ler uyuyan dev konumundaydı.
2010 sonrası bu dev uyanmış ve kendi hikayesini kendi yazar duruma gelmişti. Arslanlar meydana inip kükrediğinde çakallar kaçacak delik aradı.

FETÖ mensubu vatan hainleri birer fare gibi her deliğe girmiş kemiriyorlardı. 2016 Temmuz’unda yeniden bir darbe girişimine kalkıştılar. Milletin tankını, tüfeğini millete doğrultup 250 vatan evladını şehit ettiler. Hesaplayamadıkları en mühim milletti. Millet artık uyanmış ve hiç bir şeyi tekrar yaşamak istememesinden dolayı, 7’den 70’e bu girişime direnmiş, haftalarca meydanlarda nöbet tutmuştu.
Şunu unutmamak gerekir;
Her Türk Asker Doğar.
Edirne’den, Kars’a bütün vatandaşlar tek vücut olmuş birlikte hain darbe girişimini püskürtmüştü.
Bundan sonra başta Emniyet ve Ordu olmak üzere Devletin bütün mevkilerinden bu vatan hainleri temizlenmeye başlandı.
Her şerde mutlak bir hayır vardır.
Bu hayra talep olan bir veli kula sormuşlar;
Efendim, Türkiye’nin hâli ne olacak?
Daha güzel olacak, daha büyük olacak.
Efendim, Osmanlıdan da mı büyük olacak?
Evet, Osmanlıdan da büyük olacak.
Allah sırlarını yüceltsin.
Son zamanlarda görüyoruz ki Türkiye harikulâde şekilde güzelleşiyor, büyüyor ve gelişiyor.

Aynı zamanda yeniden mazlumların umudu, sesi olmaya devam ediyor.
Tek başına dünyaya meydan okuyor.
Nerede mahzun ve mahcup bir gönül varsa onlara kol kanat geriyor.
Gelelim Suriye’ye
Türkiye, ABD ve İran gibi terör örgütleriyle değil, Rusya gibi uçak kaldırıp bombalayarak değil, kendi resmi ordusuyla, Havadan ve Karadan, Özel Kuvvetleriyle, Piyadesiyle, Komandosuyla Suriye’ye girdi. Önce Fırat Kalkanı Operasyonu ile EL-BAB’I, sonra ZEYTİNDALI harekâtıyla AFRİN’İ temizledi.
Önüne PKK,YPG,DAEŞ Kim çıkarsa temizledi.
Bilinmelidir ki Ordumuz İslam ordusudur. Ve bütün Mehmetçiklerimiz Şehitlik ve Gazilik için yanıp tutuşan birer Bozkurt’tur.
Diğer ülkeler gibi terör belalarının arkasına saklanıp iş çevirmeyen bizatihi kendisi duruma el atarak, Allah bizimle beraberdir, karşımızda kim durmaya cesaret edebilir? nidasıyla Dünya’nın en güçlü ve köklü ordusu olduğunu asırlardır olduğu gibi bir kez daha kanıtlamıştır.
Beklenen Türk yetişti ve İstanbul’dan yedi kıtaya ben buradayım, uyandım çağrısını yaptı.
ALLAH Büyük Türkiye’yi korusun ve daima muzaffer kılsın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir