Dilhane > Merve Diken

Meşhur Ramazan-ı Şerif Güzellemelerinden; Paylaşmak

“Eğer paylaşmayı bilirseniz, ekmeği paylaşmak, ekmekten daha lezzetlidir.” Necip Fazıl Kısakürek Paylaşmak, bir bütünü, sahip olunan bütün her ne ise, paylara ayırıp aralarında bölüşmektir. Kimi zaman ekonomik kaynaklarını, kimi zaman manevi değerlerini, kimi zaman ise duygularını…paylaşmak, paylaştıkça bereketlenen ve çoğalan, aynı mayoz bölünmede olduğu gibi artarak çoğalan bir sistemdir. Paylaşmak eyleminin

Daha Fazlası

Şehrin Manevi Sultanı: Ebu Eyyûb El-Ensarî

Toplumda yapılan tüm çalışmaların temelinde insan vardır. İnsanın refahını arttırma, gelişim evresini inceleme, geçmişini- geleceğini- farklılıklarını ortaya koyma…başlık her ne olursa olsun çalışmaların odak noktası insan ve insanın etkileşim halinde olduğu her şeydir. Yapılan sosyolojik araştırmalara bakıldığında insan ve etkileşim halinde oldukları incelenirken ‘şehir’in de ciddi bir yere sahip olduğu

Daha Fazlası

Sanayi Devrimi’nden Kendine Yabancılaşan Bireye

İnsan yaratılışı itibariyle başkaları ile beraber hareket etmeye muhtaç bir fıtrat üzere yaratılmıştır. Birlik, beraberlik ve istişare Yaratıcı tarafından tavsiye edilmiş ve ‘’…dağılıp, ayrılmayın…’’ (3/ Ali İmran / 103) öğüdüne uyanlar, bütünlük içerisinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. İnsanlık tarihi boyunca  birçok evreden geçmiş, göçebelikten sonra yerleşik hayatın daha cazibeli ve kolay olduğu görülmüştür.

Daha Fazlası

Engel Mi? O Da Ne?

"Zamanını hep engel arayarak geçirme. Belki de hiç engel yoktur. " (Franz Kafka)… İnsan; inandığı, yaşadığı düstur edindiği her şeyi düşünme gücünün kapasitesi kadar ilerletebiliyor. Ya kolaylaştırıyor yaşamı ya da kocaman engeller oluşturuyor. Ya umut aşılayıp çözüm üretiyor ya da küçük tümsekleri kocaman hale getirerek engellerini kendi elleriyle oluşturuyor. Felsefe dersinde

Daha Fazlası

Modern Müslüman: Diğergâmlık Kavramı Üzerine

Geçmişi 15-20 yıl öncesine dayanan; 4. Sınıfta verilmeye başlanan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde ünitelerin ilk konularında kocaman bir başlıkta yer alır: “diğergamlık “ . Kelimedeki anlaşılmazlığın cazibesi ile ilgileri üzerine çeker ve her çocuğun en geç 10 yaşında duyduğu bir kavram haline gelirdi. Diğergamlık, modern deyişle altrüizm; başkalarının

Daha Fazlası

Samimiyetsizlikten Ölüyoruz

Yaşıyoruz. Sebepli ya da sebepsiz bir şekilde geçiyoruz dünyadan ve hızla yol alıyoruz. Ne için dünyaya gönderildiğimiz ayan beyan ortada, ancak birey sayısı kadar bizi bu dünya da tutan sebepler farklılık gösteriyor. En acısı bizi bu dünyaya bağlayan bunca sebep hızla esas gönderiliş gayemizden uzaklaştırıyor bizi. ‘…ancak Allah’a kulluk yapmak

Daha Fazlası

Toplumsal Antidepresan: SEVGİ

Bir güne daha uyandık bugün. Güneşe bir kez daha selam verdik. Ancak gün sonunda el sallayıp sallayamayacağımızdan emin değiliz. Çünkü hayat anlık nefes sayısının dolması ile her an son bulabilir. Selamladığımız bir güne veda edemeyebiliriz, saçının kokusuna doyamadığımız evladı bir kez daha koklayamayabiliriz, sevdiğimiz bir tadı almak bir daha nasip olmayabilir.

Daha Fazlası

Toplum ve Bireyselleşme Üzerine

İnsan; inandıklarıyla, sevdikleriyle, düşündükleriyle, eyleme geçtikleriyle ve varlığına dair her hareketi ile kocaman bir bütündür. O sebeple birbirlerine etkileşim sonrası benzemeleri de kaçınılmazdır. Biri sürekli inandığını yanınızda tekrarlıyor, sevdiği bir yemeği yanınızda yiyor, düşüncesini beyan ediyor, karşıdaki bireyde kulağına, gözüne, tenine temas ettiği nispette birlikte olduğuna benzemeye başlıyor. Zamanla karşıt

Daha Fazlası