Dilhâne > İbrahim Hakkı Kaymak

İbrahim Olmak ve Putları Yıkmak

İbrahim, Nedir seni alıkoyan İçindeki putları yıkmaktan? Putlar kim, biz kimiz? Var mı bir farkımız, Ruhsuz putlardan? Kimiz ki biz? Neden medet umuyor bizden, Bir dala tutunmayı, sımsıkı sarılmayı Şeref sayan insanlar? İbrahim olmanın fıtratı, Tutsak eden putları yıkmak mıdır? İbrahim, Nedir seni alıkoyan İçindeki putları yıkmaktan? Nedir bu putlar veyahut kimdir? Ben var ederim içimde putları, Yine ben yıkarım bir hışımla. Kâinatın en büyük puthanesi Sorgusuz sualsiz benim

Daha Fazlası

Kuru Güzlerin Sancısı

Bir gece sevmiştim seni, Henüz varılmayan bir yolun başında Ürkek ağaç dalları gibi titrerken Ellerimde saçların; Rengârenk kelimelerinle boyarken Baştan başa telaşlı sokakları Ağır, sakin adımlarla yürüyerek Sevmiştim seni. Gecesi gündüzüne karışmış Hisli sokak lambalarının Yerine kendimi koyarcasına Acırcasına bakarak pencerelere Biraz da imrenerek Dur durak bilmeden Sevmiştim seni... Dallardaki ürkekliğiyle Olgun meyvelerin, Sobalardan, testerelerden korkusuyla Kurumuş ağaçların, Yeşermeyen dallarının hüznüyle Sevmiştim seni... Bitmek, tükenmek bilmeyen Kuru güzlerin ortasında Yüreğinden her çıkışımda Sırılsıklam ıslanarak Sevmiştim

Daha Fazlası

Ufku Arayan Gözlerin İçin Şiir

Gökyüzü taşımaz beni, Ruhları hafiflerin göçüdür. Kuşlar umursamaz beni, Bu diyardan sen götür. Derdini dert bilirsem Uzayıp bitmez gecem; Açıktır işte pencerem, Bu diyardan sen götür. Al arkana rüzgârları, Maziden kalan tozları. Senden kalan yadigârları, Bu diyardan sen götür. Yüzün zihnimde yitip gitmiş Derdin, derdimi bitirmiş. Hüznü bilmem kim getirmiş, Bu diyardan sen götür. Uzakları boyadım senin için, Ufku arayan gözlerin için. Beni saklamakta bilirsin için, Bu diyardan sen

Daha Fazlası

Sözlerin Uzağa Koşarken

Acılar ile yoğrulmuş zaman Sırtımda yılların yüküyle. Hep noksan olacak kalan Yağmur damlalarının gidişiyle... Dilim susmuş, kulağım sağırmış Meğer yıllar ne ağırmış, Ağırlığıyla saçlarım ağarmış Maziden günlerin düşüyle... Biraz uzakta kalacağım, Haylaz çocuklar gibi koşacağım Dağ yamaçlarını boyayacağım Biraz sevginin, biraz umudun rengiyle... Benden ötededir hep kâinat Kaldır ruhumu bedeninden, öteye fırlat Koy baş ucuna hayalimi, öyle yat Uykuya hasret gözünün yeşiliyle...

Daha Fazlası

Umutsuzluğu Umutlandırmak

Ve bir kalem kırıldığında Uzayıp kıvrılmakta yollarım. Kırgınlıkların ayazında Yıkılmakta yorgun umutlarım. Kokarken her yan nergis, Şehir gölge, insan akis; Karanlığı örterken sis, Kırılmakta yorgun umutlarım. Ne üzül, ne de hâlime yan Anarsan bir kez adımı an İçimde parçalanırken zaman, Durulmakta yorgun umutlarım. Şehri izlerken tepeden mehtap, Uyumakta gözleri ahu afitap. Düşlerimle dizilmiş her kitap, Okunmakta yorgun umutlarım. Neyi gizledi ardında perdeler, Neyi düşler ve neyi irdeler? Ve

Daha Fazlası

Ben Hep Seni Arıyorum

Seni özlediğim ırak elde çile, Garip ettin, düşürdün beni dile, Yurdumun dört mevsiminde bile; Ben hep seni arıyorum. Gökte uçan kuşun gözbebeğinde, Aşkın en güzel bestesinde, Bir şiirin son dizesinde bile; Ben hep seni arıyorum.   Mübarek bir bayramın ertesinde, Bir çocuğun gülüşünde, neşesinde, Baharın ilk cemresinde bile; Ben hep seni arıyorum.   Yarım isem gel tam et beni, Başım ile bir et sineni. Gönül arasa

Daha Fazlası

Züleyha’ya Açık Mektup

Züleyha, her an düşlerime gelirsen saniyeler geçmek bilmiyor. Sonbaharın hüznünü getir avuçlarında Mevsimlerden habersiz bir adam gibi susayım Son bulmaz, tükenmez kalabalığın ortasında, Züleyha, ver ellerini bana, tutayım. Züleyha, bul beni en mağrur şarkılarda Henüz yazılmamış satırların ardında Mehtapsız bir gecenin karanlığında Aç iki yana kollarını, gelip sarılayım. Bir damla yağmur veyahut bulutsun Hayalin hep yanı başımda dursun Mühim değil, kim

Daha Fazlası

Belki Çiçeğe Belki Sana

Memleketimin dağlarında koşa koşa; Her çiçekten bal alınır mı? Seher vakti mahzun öten kuşa; Bir şiir yazılır mı? Toprak boyanır güneşten bir sarıya Kâinat koyar tüm güzellikleri sıraya Şu kâinattaki güzelliklerin kaynağına Bir şiir yazılır mı? Gözlerim uzanır dağların yamacına Düşüm rastlar belki puslu yâdına Sabırla dilimden düşmeyen adına Bir şiir yazılır mı? Dalları kurutan sert rüzgâra Gelmemiş olan gizli yarına, Kuzeyden güneye yol

Daha Fazlası