Dilhâne > Hamide Akkaya

Ah O Bendeki Nefs

İflah olmaz bir ‘ben’ var içimde, benden de derinde. Öylesine işlenmiş ki en derinime gözlerimi görmeye uzak, kulağımı dinlemeye yorgun, dilimi söylemeye korkak etmiş. Bu da yetmemiş; ellerim semadayken gözyaşlarımı doldurmuş avuçlarıma, dualarımı söze dökerken sözümü özsüz bırakmış, alnımın akını karaya çalmış… “Ah o ben!” Ne yaptıysa bana, dünyalığımı alırken

Daha Fazlası

Memleketler Gidenlerini Arıyor

İnsan, gitmek ister mi? Gitmeyi seçer mi, alıştığı, alıştıkça sevmekten öte hisler beslediği diyarlardan. İstemez gitmeyi, eksile eksile yaşamanın seçimini yapmaz. Bunu sevgisine layık görmez. Çünkü sevgisi temiz olan, gidişlerin buhranında bırakmaz kalbini. Bırakırsa, ayrılıkların sevgisini lekelemesinden korkar. Ve korkuları dâhil gidişlerini izah edemez kalbine. Ama… Gitmek… Nasibine düşerse insanın, tüm izahların adresini

Daha Fazlası

Emanetlerin Sığınağı; Emanet Şehir

Bir şair ruhu düşünün: “Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar, onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.” diyerek başladığı şiirine ‘Canım İstanbul’ adını veren… “Necip Fazıl’ın ruhuna rahmet olsun.” diyerek başlayalım biz de. Düşündüm de ne güzel ruhların sevgisiyle donatılmış bu şehir. Sevmek de yetmemiş onlara, kelamlarını sevdalarına vesile eylemişler. Kimi adına şiir demiş, kimi

Daha Fazlası

Pespembe Hayallerin Sahiplerini Büyütelim

Dünya ne idi? Pespembe hayallerimizin sığınağı mı, neşe kaynağı oyunlarımızın sonsuz mekânı mı, şen kahkahalarımızın yankılandığı bir âlem mi? Dünya… Sende yaşamak ne güzel! Hep iyiliği yaşamak, her zaman iyiliği sende görmek çok güzel. Güzeli bilmek sende, seninle yaşamaya değer işte. Ben değerli olanları isterim dünyada, onları bilirim; güzeli bilip

Daha Fazlası

En Güzel Misafir: Ramazan-ı Şerif

“Kaldır başını Ey Âdemoğlu, semâya bak! Neler göreceksin orada, üşenme hele bir bak”. Nice güzellik saklıdır göklerde, insanı kendinden alıp asıl benliğine, benliğinin de derinliğine kavuşturan. Vakit artık kavuşma vaktidir, vaktini bekleyen gönüller için. Görmek istiyorsan o güzelliği ve kavuşmak istiyorsan artık asıl benliğine yineliyorum sözümü: “Kaldır başını göğe, semâya

Daha Fazlası

Bir Peygamber Muştusu: İstanbul’un Fethi

“Hocam! Bu iş nicedir içimi yakıp kavurmaktadır. Düşünüyorum ki ta sahabe-i kiramdan beri defalarca muhasara edilen ve mübarek ashabın kanları ile sulanmış bulunan şu Konstantiniyye şehri niçin fethedilemiyor? O beldeyi fethetmenin yolu nedir? İşte bu yüzden uykularım kaçıyor, sabahlara kadar planlar yapıyorum.” demiş bir gece yarısı Şehzade Mehmed hocası Molla

Daha Fazlası