Dilhâne > Hamide Akkaya

Emanetlerin Sığınağı; Emanet Şehir

Bir şair ruhu düşünün: “Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar, onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.” diyerek başladığı şiirine ‘Canım İstanbul’ adını veren… “Necip Fazıl’ın ruhuna rahmet olsun.” diyerek başlayalım biz de. Düşündüm de ne güzel ruhların sevgisiyle donatılmış bu şehir. Sevmek de yetmemiş onlara, kelamlarını sevdalarına vesile eylemişler. Kimi adına şiir demiş, kimi

Daha Fazlası

Pespembe Hayallerin Sahiplerini Büyütelim

Dünya ne idi? Pespembe hayallerimizin sığınağı mı, neşe kaynağı oyunlarımızın sonsuz mekânı mı, şen kahkahalarımızın yankılandığı bir âlem mi? Dünya… Sende yaşamak ne güzel! Hep iyiliği yaşamak, her zaman iyiliği sende görmek çok güzel. Güzeli bilmek sende, seninle yaşamaya değer işte. Ben değerli olanları isterim dünyada, onları bilirim; güzeli bilip

Daha Fazlası

En Güzel Misafir: Ramazan-ı Şerif

“Kaldır başını Ey Âdemoğlu, semâya bak! Neler göreceksin orada, üşenme hele bir bak”. Nice güzellik saklıdır göklerde, insanı kendinden alıp asıl benliğine, benliğinin de derinliğine kavuşturan. Vakit artık kavuşma vaktidir, vaktini bekleyen gönüller için. Görmek istiyorsan o güzelliği ve kavuşmak istiyorsan artık asıl benliğine yineliyorum sözümü: “Kaldır başını göğe, semâya

Daha Fazlası

Bir Peygamber Muştusu: İstanbul’un Fethi

“Hocam! Bu iş nicedir içimi yakıp kavurmaktadır. Düşünüyorum ki ta sahabe-i kiramdan beri defalarca muhasara edilen ve mübarek ashabın kanları ile sulanmış bulunan şu Konstantiniyye şehri niçin fethedilemiyor? O beldeyi fethetmenin yolu nedir? İşte bu yüzden uykularım kaçıyor, sabahlara kadar planlar yapıyorum.” demiş bir gece yarısı Şehzade Mehmed hocası Molla

Daha Fazlası

Gökyüzüne Mi Ahlar?

 “Gökyüzüne uğurladığım dualarım, Âminleri beklemekte şimdi.” diye diye göğü, mabet eyledim kendime. Dertli hallerimin nihana ermesinde çare bildim, bildiğime inandım. Üzüldüğümde, korktuğumda, dertlendiğimde göğe baktım, arınmak için her şeyden. Arındım da. Çünkü dualarımı hatırladım, oraya her baktığımda, âmin diyenleri duymanın umuduyla ferahladım. Ferahlık beraberinde arınmayı da getirdi. Gelenle birlikte, âminlere

Daha Fazlası

Kutlu Bir Kuruluş

Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın. Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye Nasihati adında bir metin vardır, Oğul, insanlar vardır, şafakta doğar, gün batarken ölürler! Diye başlayıp Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. ALLAH YARDIMCIN OLSUN. şeklinde biten. Uzunca bir nasihattir bu Şeyh Edebali tarafından

Daha Fazlası