Dilhâne > Dîlhane

Yoksun

Dimdik duruyor sancılarımız Yüreğimize battıkça kanatıyor Bir ceylan misali heyecanla ıssızlığa Bir matemin peşinden koşuyor. Sulara kazınmış derimiz, Nereye baksak her yerde her an iz Ve biz çocukları dünyanın Göğün şahlanan atları Anaların gönül taçları Kahkalara boğan neşeleriyiz  gözün yaşlarında. Susturduklarımız cennet için Aşk için birikir odalarında erdemin Yüreklilik berekettir aş bekleyen yetimlere Bir gül iliştir gözlerindeki kelebeklere Ki kuşlar kırıntılarıyla beslensin merhamet denizinde. Siz

Daha Fazlası

Mavi Uçurtma

Bir mavi uçurtmayım çocukların elinde, Gezerim şehirleri talihimin yelinde. Çocukların yüzünde artsın diye tebessüm, Hayallerini taşır ince çıtalı göğsüm. Gökte arayıp dururken bilemedim yittiğimi, Belki bulurum sandım, yerde kaybettiğimi. Boğuştukça rüzgârla eriştim yükseklere, İçimdeki derdi gamı sattım mavi göklere. Hatıralar takılmış rengârenk kuyruğuma, Kopmuşum kayıtlardan, kim karışır buyruğuma. Recep Şen

Daha Fazlası

Evlilik Ahlakı – Muhammed Emin Yıldırım

Merhabalar… Her zaman olduğu gibi bu yazıya da nasıl başlayacağıma bilemeyerek başlıyorum. Bu yazar olamamızın bir izdüşümü işte… Her zaman tutuk, her zaman bî-tâb bir başlangıc ve her zaman ne yazarsam yazayım, iktifâ etmeyeceğim cümlelerle dolu yazılarım. Âh; hiçbir şeyi beceremediğim gibi yazmayı da beceremiyorum ya; lütûf sahibi dergi sahipleri yazar

Daha Fazlası

Dolunay Sokakları

Dalınca ışığına boğulur gecelerim, Gözlerimi kırpar nefesimi tazelerim, Belki bir gün yorulur ama Nuruna doymaz gözlerim. Derdi olanda bakar sana sevinci olanda, Ne hikayeler saklıdır tepelerinin ardında, Çocuklar var mı sokaklarında? Ben öyle hayal ettim bırak oynasınlar orada. Bazen bulutlar girsede aramıza, Gök gürüldeyip kızsada bana. Darılmam ben sana, Işığın hep yanımda. Duru güzelliğin, Sade ve samimi rengin, Yıldızdan alemlerin, Mehtabında saklı gelinliğin, Sonsuz tekbirlerin var

Daha Fazlası

Aç Gözlerini de Güneşler Aydınlansın

Ağırlaşan dertlerimin merhemi sende, Karanlığın gölgesinde ışık saçan nur. Muhabbet bağında salkım salkım üzümler, Aşk şarabının mey kokan mâyisi sende. Leyla'daki görünse de bilinmeyen sır, Mecnun'daki çölleri gülşen eden şarap. Ferhat'taki dağları delip geçen hasret, Şirin'deki on dört günlük ay cemâl sende. Ebr-i nisanda çisil çisil yağan yağmur, Ağustosun ortasında ıslanan toprak. Seher vakti gözlerine doğan o güneş, Anaların doğurduğu periler

Daha Fazlası

Tarık Tufan ile Söyleşi

Merhaba Tarık Bey. Son kitabınız “Düşerken” Profil Kitap’tan çıktı. Öncelikle hayırlı olsun. İshak ve Jülide kitabın başında bir yola çıkma kararı alıyor. Kitabın ilerleyen kısımlarında yine bir yolculuk söz konusu. Bir de karakterlerin iç yolculukları var. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz? Yol hayatın iyi, kötü, güzel, çirkin, acılı, sevinçli bütün

Daha Fazlası