Dilhâne > Bahadır Yenişehirlioğlu

Çifte Kanat

Hayat bazen yeniden keşfetmenin zamanını aralar. Ne çok şey sızar o vakit gün yüzüne. Şaşırmak insanoğluna has bir duygu. Evet, insanoğlu kimi zaman yolunu şaşırır da tarihin üzerine sarıp sarmalayarak örter. Ne acı, tarih’i eğip bükmek mümkün değil ki. Mutlak tarihi taklit edip eğip bükebilirsiniz belki ama buna tarih değil sadece maskaralık diyebiliriz en

Daha Fazlası

İrfani

Kültür kelimesini insanın şerh edilmesi açısından bir kavram olarak kullanmak ve bunun üzerinden sonuçlar çıkarmak aynen kökleri kurumuş ağacın kökleri ile hiç ilgilenmeyerek dallarından onu ihya etmeye çalışmak kadar sonuçsuz bir gayret. Yumuşacık kalbimizin yaraları, naif yönlerimizin törpülenmesi, cesaretimizin kırılması, korkularımızın köpürmesi hep bu yüzden. Bu yüzden hoyrat, saldırgan ve

Daha Fazlası

Unutmamalı Unutturmamalı

Zarından sıyrılıp kuruyan yapraklar gibi anılar. Kurudukça daha çelikleşen daha keskinleşen kırılmalar. Ama bundan dersler çıkarmalı, daha çok yeni çünkü. Unutmamalı, unutturmamalı. Bütün kültürel değerler kolektif bilincin oluşmasında nasıl etkili ise, toplumun fertlerinin tek bir ruh ve duygu etrafında birleşmelerini sağlamak o kadar önemli. Evet, bu mümkün bunu bu topraklarda çok yaşadık.

Daha Fazlası

İyi Olmak Kötü Olmaktan Kolaydır

Arz üzerine indirildiğimiz günde başladı bu serüven aslında. İnsanoğlunu aç, genişlet ve yay bütün arz üzerine, her şeyi göreceksin aslında bütün gerçekliği ile onda. İnsan küçük bir kâinat değil mi aslında? Sevilmemiş her can sevilmeyi arzu eder. Bunu gösterme şekilleri farklıdır sadece. Bazılarında acı olarak gerçekleşir, bazılarında şiddet, bazılarında ise kutsanmak olarak.  Böylece

Daha Fazlası

Antikacı

Gökler yedi kattır. Zat, Allah, ululuk ve azamet âlemi, yani Allah’ın kadim zatıdır. Yani ceberut âlemi. Başlar başlangıç. Büyük patlama. Melekût âlemi yani ruhların ve nefislerin makamı olan âlem, Arş’tan aşağı doğru bütün cisim ve arazlardır. Ceberut âlemi ise melekût âleminin ötesidir. Kâinatın iki yüzü vardır; mülk yüzü maddi kayıtların bulunduğu ve maddenin hantallığının olduğu

Daha Fazlası

Birleştirilmeyen Parçalar Aslı İptal Etmektir

Evrende hiçbir şey bağımsız değil, her şey bir enerjiyle birbirine bağlı. Madde dediğin nedir ki? Özdeki enerji, bir titreşim, sarmal bir hal değil mi? Bu yüzden insan içindeki titreşimin farkına varabiliyor mu onca gürültünün arasında? Enerjinin kaynağına kulaç atabiliyor mu? Özün aynı ve tek merkezli olduğunu, aslında yok olduğunu, mesafelerin olmadığını anlıyor mu? Farkındalığı artırmalı. Hiçliğin

Daha Fazlası