1. Murad

Garbı fethe mazhâr oldu Sultan Murad
Dîn-i Mübîn’in hamisi oldu Sultan Murad
İ’lây-ı Kelimetullah yayılsın deyû
Şehadet şerbetini tattı Sultan Murad

Babası Orhan Bey’in uzun saltanatı boyunca töre gereği ağabeyi Süleyman Bey’e bağlılıkla yetişen Murat Bey, babası ve ağabeyinin hazîn vefatları üzerine kendisini saltanat sancağının bayraktârı olarak bulmuştur.
Aklı her daim devlet sınırlarını genişletmekte olan Sultan, yönünü batıya, Balkan topraklarına çevirir. Lakin bu durumdan kendine pay çıkaran Karamanoğullar Beyi Osmanlı toprağını tehditle Sultan Murat’ın nazarını doğuya çevirmesine sebep olur. Sultan Murat, hızlı bir taarruzla Engüri (Ankara)’yi alarak bu tehdidi bastırır.
Bundan sonra Balkanlar’a yönelen Osmanlı ordusu Edirne’yi kuşatmış ve bu kutlu şehri fethederek Bizans’ı Konstantiniyye’ye hapsetmiştir.
Sırpsındığı’nda Hacı İlbeyi komtasındaki akıncılar kalabalık Haçlı ordusunu Meriç ırmağına dökmüş, ardından yeniden alevlenen Karamanoğlu hareketini de bastırarak Anadolu’da kesin hakimiyet kurmuştur.
Konya seferi sırasında orduda bulunan Sırp askerlerin sefer dönüşünde kendi halklarını kışkırtmasıyla Balkanlarda bir hareketlenme ortaya çıkar. Sırp kralı Lazar; Bulgar, Boşnak, Arnavut, Ulah, Leh ve Macarlardan oluşan devasa ordu ile Osmanlı’ya meydan okur.
Kosova meydanında gerçekleşen savaşta Osmanlı ordusu birleşik Haçlı ordusunu dağıttı. Ancak savaş esnasında Miloş Kobiloviç adındaki bir Sırp asilzade Sultan Murat Han’a önemli bir sır vereceği bahanesiyle yaklaşarak hançerini kalbine sapladı.
Bu savaşçı ve kahraman padişah savaş arefesinde sabaha dek düşmanın arkasından esen ve Osmanlı ordusuna toz savuran rüzgarın dinmesi ve şahadet makanına kavuşmak arzusuyla dua etmiş ve Allah (C.C.)’ın izniyle sabahleyin yağan hafif ve faydalı yağmurla toz tehdidi ortadan kalktığı gibi şahadete de nail olmuştur.
Karamanoğlu üzerine yürüdüğü sırada Seydişehir’in alınması üzerine komutanlardan biri Sultan’a bu fırsattan istifade Tekke hakiminin arazisinin de alınması tavsiyesinde bulunmuştur. Fakat padişah: “Tekke beyi fakirdir, onunla savaşmak ayıplanmaya layık bir harekettir. Zira aslan, sinek avlamakla tad bulmaz!” demiştir.
Böylesine adil, yüce gönüllü ve hakkaniyete riayet eden Sultan I. Murat (Hüdavendigâr) halkı tarafından her daim sevilmiş, saygı görmüş ve hayırla yâd edilmiştir.
Bize düşen ruh-u pâkine Fatihâ hediye eylemektir vesselâm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir